Kayıtlar

Türk Hukukunun Tarihsel Gelişimi

Resim
Meltem TV’de Burak Mutlay’ın sunduğu Kesişme Noktası programında, Türk hukukunun Hunlardan günümüze uzanan tarihî gelişimini ana hatlarıyla ele aldık. Doğu ile Batı arasındaki tarihî karşılaşmanın ve göçebe toplumlarla yerleşik toplumlar arasındaki mücadele ve münasebetlerin hukuk düşüncesi, devlet teşkilâtı ve toplumsal düzen üzerindeki tesirlerinden hareketle; İslâmiyet öncesi Türklerde hukuk ve devlet anlayışını, töre kavramını, Uygur vesikaları ışığında özel hukuk ilişkileri ile vakıf müessesesini değerlendirdik. Ardından Türklerin İslâmiyet’i kabul sürecini, İslâm hukukunun temel esaslarını ve Türk devletleri tarafından benimsenmesini; Türk-İslâm devletlerinde şer‘î hukukun yanı sıra siyasî ve idarî ihtiyaçlara cevap vermek üzere gelişen örfî hukuk uygulamalarını ele aldık. Programın devamında, Batı hukuk tarihindeki dönüşümün önemli merhalelerinden biri olan Code Napoléon ile XIX. yüzyıldaki medenî kanun hareketleri üzerinde durduk. Osmanlı modernleşmesi çerçevesinde Tanzimat d...

Dr. Orhan Çinar'ın Ardından...

Resim
Üretken bir tarihçi, titiz bir araştırmacı ve başarılı bir eğitimci olan Dr. Orhan Çinar, henüz ilmî hayatının en verimli döneminde aramızdan ayrıldı. Çağatay Hanlığı ve Moğol dönemi üzerine yaptığı araştırmalarla alanına önemli katkılar sunan Dr. Çinar, ardında yalnızca kitaplar ve makaleler değil, ilminden istifade etmiş çok sayıda öğrenci ve dostlarının zihninde silinmeyecek hâtıralar da bıraktı. Oğuzname'de neşredilen  yazım, Dr. Orhan Çinar'ın ilmî çalışmalarını, eğitimci kimliğini ve şahsiyetini, aynı doktora sınıfını paylaşmış bir dostunun hâtıraları eşliğinde ele alan bir vefeyat yazısıdır. Onun akademik mirasını, insanî yönünü ve geride bıraktığı izleri daha yakından tanımak için bkz. Dr. Orhan Çınar'ın Aziz Hâtırasına (1977–2026)

Mecelle: İlk Kodifiye İslâm Medenî Kanunu

Resim
Mecelle, Osmanlı Devleti'nin klasik Hanefî hukuk birikimini modern kanunlaştırma tekniğiyle bir araya getirerek ortaya koyduğu ve genel kabul gören görüşe göre İslâm hukukunun ilk kodifiye edilmiş medenî kanunudur. 1869-1876 yılları arasında Ahmed Cevdet Paşa'nın öncülüğünde hazırlanan Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, İslâm hukukunu terk etmek veya onun yerine yabancı bir hukuk sistemini ikame etmek yerine, yüzyıllar boyunca teşekkül etmiş fıkıh birikimini sistematik, açık ve mahkemelerce doğrudan uygulanabilir bir kanun metnine dönüştürmeyi amaçlamıştır. Bu yönüyle Mecelle, yalnızca bir kanunlaştırma faaliyeti değil, aynı zamanda XIX. yüzyıl Osmanlı modernleşmesinin hukuk alanındaki en özgün teşebbüslerinden biridir. Bir taraftan hukukî geleneğin devamlılığını korurken diğer taraftan modern devletin ihtiyaç duyduğu hukukî belirlilik, öngörülebilirlik ve uygulama birliğini sağlamaya çalışmıştır. Böylece modernleşme ile geleneğin zorunlu olarak birbirinin karşıtı olmadığını gösteren ...

Kamu Kurumlarının İnternet Sitelerinde Kişisel Veri Paylaşımına Yeni KVKK İlkeleri

Resim
Kamu kurumlarının internet sitelerinde yayımlanan duyurular, sınav sonuçları, personel listeleri, ihale belgeleri ve benzeri içerikler uzun yıllardır kişisel verilerin korunması bakımından tartışma konusu olmuştur. Çoğu zaman kamu hizmetinin gereği olarak görülen bu paylaşımlar, kimi durumlarda kişisel verilerin gereğinden fazla açıklanmasına ve internet ortamında süresiz olarak erişilebilir kalmasına yol açmıştır. Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 1 Temmuz 2026 tarihli ve 2026/1301 sayılı İlke Kararı, tam da bu uygulamaya müdahale ederek kamu tüzel kişiliğini haiz veri sorumlularına önemli yükümlülükler getirmektedir. Karar, 28 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kararın temel yaklaşımı, internet ortamında kişisel veri içeren bir belgenin yayımlanmasının başlı başına bir kişisel veri işleme faaliyeti olduğu yönündedir. Bir belgenin internet sitesine yüklenmesiyle birlikte kişisel veriler belirsiz sayıdaki üçüncü kişinin erişimine açılmakta v...

Anayasa Mahkemesinden Savunma Hakkını Güçlendiren Bir Karar: Değişen Suç Vasfı Ve Sanığın Bilgilendirilmesi

Resim
Anayasa Mahkemesi, 26 Mart 2026 tarihli ve E.2025/18 sayılı kararıyla, 7532 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. Kararın kamuoyuna ilişkin özeti, 16 Temmuz 2026 tarihli ve ND 20/26 sayılı Norm Denetimi Basın Duyurusu ile yayımlanmıştır. Karar, suçun hukuki niteliğinin yargılama sırasında değişmesi hâlinde sanığın ek savunma hakkının kapsamı ile müdafiye yapılan bildirimin anayasal bakımdan yeterliliğini tartışması bakımından, ceza muhakemesi hukuku açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır.  İptal edilen düzenleme, suçun hukuki niteliğinin değişmesi nedeniyle sanığa yapılması gereken bildirimin dosyada bulunan son adresine ulaştırılamaması veya bildirime rağmen sanığın duruşmaya katılmaması hâlinde, müdafiye yapılan bildirimin yeterli sayılmasını ve yargılamanın bu şekilde sonuçlandırılabilmesini öngörmekteydi. Böylece, değişen hukuki ni...

Hava Taşımacılığı Çalışanlarının Hukuki Hakları

Resim
Havacılık sektörü, çalışma koşulları ve hukuki rejimi bakımından diğer iş kollarından ayrılan kendine özgü bir yapıya sahiptir. Pilotlar ve kabin memurları, görevlerinin niteliği nedeniyle çalışma süreleri, dinlenme hakları, ücret, fazla çalışma, iş sözleşmesinin sona ermesi ve tazminat gibi birçok konuda farklı hukuki sorunlarla karşılaşabilmektedir. Türkiye'de uçucu personelin hukuki statüsü, genel iş hukuku kurallarının yanı sıra Türk Borçlar Kanunu, sivil havacılık mevzuatı, toplu iş sözleşmeleri ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde şekillenmektedir. Pilotlar ve kabin memurları bakımından iş sözleşmelerinin kurulması, çalışma ve dinlenme süreleri, ücret ve yan haklar, disiplin süreçleri, iş güvencesi, kıdem ve ihbar tazminatı ile iş kazaları gibi pek çok konu, havacılık sektörünün kendine özgü yapısı nedeniyle özel değerlendirmeler gerektirmektedir. Bu nedenle uçucu personelin hak ve yükümlülüklerinin yalnızca genel iş hukuku kuralları çerçevesinde değil, sektöre özgü düzenleme...

Kaybettiğimiz Büyük Bir Âlim: Zeki Velidî Togan

Resim
Bugün, yalnızca büyük bir tarihçinin değil; aynı zamanda hayatını ilme, fikrî bağımsızlığa ve Türk dünyasının müşterek tarih şuuruna ve birliğine adamış müstesna bir mütefekkirin vefat yıldönümü. Ord. Prof. Dr. Zeki Velidî Togan, Başkurt millî mücadelesinin önderlerinden biri olarak siyasetin en çalkantılı dönemlerini yaşamış; buna rağmen kalıcı mirasını siyasette değil, ilmî eserlerinde bırakmıştır. Türk tarihçiliğini yalnızca kronolojik bir anlatı olmaktan çıkarıp kaynak tenkidi, filoloji ve mukayeseli yöntem üzerine inşa eden isimlerden biri olan Togan, yetiştirdiği öğrenciler ve ortaya koyduğu eserlerle Türkiye'de modern Türk tarihçiliğinin en güçlü temsilcileri arasında yer almıştır.  Bugün yeniden okuduğum, Prof. Dr. Tuncer Baykara hocamın kaleminden çıkan ve Togan'ın vefatının hemen ardından yayımlanan vefeyât yazısı da bu büyük ilim adamının portresini son derece isabetli biçimde çizmektedir (Tuncer Baykara, "Kaybettiğimiz Büyük Âlim Prof. Togan", Milliyet Gaz...