Ceza Davasında İstinaf ve Temyiz Süreleri
7499 sayılı Kanun ile 1 Haziran 2024’ten itibaren ceza muhakemesinde istinaf ve temyiz süreleri iki hafta olarak yeniden düzenlenmiş; istinaf maddi olay ve hukuk denetimi yaparken temyiz hukuka uygunluk denetimiyle sınırlıdır.
Kanun yolları, hatalı kararların düzeltilmesini sağlayan güvence mekanizmalarıdır. Türk ceza yargılamasında 2016 yılında faaliyete geçen bölge adliye mahkemeleriyle birlikte üç dereceli bir yapı kurulmuştur: ilk derece mahkemesi, istinaf ve temyiz. Bu yapının en önemli özelliği, istinafın hem maddi olay hem hukuk denetimi yapabilmesi, temyizin ise yalnızca hukuka uygunluk denetimiyle sınırlı olmasıdır.
Güncel Süreler
Ceza muhakemesinde kanun yolu süreleri uzun yıllar istinaf ve itiraz bakımından yedi gün, temyiz bakımından on beş gün olarak uygulanmıştı. 7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle bu süreler yeknesak hâle getirilmiş ve 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren itiraz, istinaf ve temyiz süreleri iki hafta olarak düzenlenmiştir. Uygulamada hâlâ eski sürelere atıf yapan kaynaklara rastlandığından, sürenin güncel mevzuata göre hesaplanması büyük önem taşır.
Sürenin Başlangıcı
CMK m.273 uyarınca istinaf süresi hükmün açıklanmasından itibaren başlar. Hüküm ilgilinin yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğ tarihinden işler. Başvuru, hükmü veren mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine yapılacak beyanla olur. Tutuklu veya hükümlü sanık dilekçesini bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne de verebilir. Sürenin kaçırılması hâlinde hüküm kesinleşir.
Süre Tutum Dilekçesi
Dikkat edilmesi gereken husus, sürenin hükmün açıklanmasından işlemeye başlamasına rağmen gerekçeli kararın çoğu zaman sonradan yazılmasıdır. Bu nedenle uygulamada önce süre tutum dilekçesi verilir; gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra ise ayrıntılı istinaf veya temyiz gerekçeleri sunulur. İstinaf başvurusunda başvuru nedenlerinin gösterilmemesi başvurunun geçerliliğini etkilemez; ancak gerekçesiz bir başvuru, savunmanın denetim imkânını büyük ölçüde zayıflatır.
Temyiz Edilemeyen Kararlar
CMK m.286/2, bölge adliye mahkemesinin bazı kararlarının temyiz edilemeyeceğini öngörmektedir. Kanunda belirtilen miktarın altındaki hapis cezalarına, adli para cezalarına ve bazı hükümlere ilişkin kararlar bu kapsamdadır. Bu nedenle istinaf aşamasında savunmanın, kararın temyiz edilebilir olup olmadığını da gözeterek tüm itirazlarını eksiksiz ileri sürmesi gerekir.
Etkili Bir Kanun Yolu Dilekçesi
- Hükmün hangi kısmına itiraz edildiğinin açıkça belirtilmesi,
- Usul hatalarının ve hukuka aykırı delillerin ayrı başlıklar altında gösterilmesi,
- Suç vasfına ve cezanın belirlenmesine ilişkin itirazların gerekçelendirilmesi,
- Dayanılan Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarının gösterilmesi,
- Bireysel başvuru ihtimaline karşı ihlal iddialarının açıkça dile getirilmesi.
Sıkça Sorulan Sorular
Ceza davasında istinaf süresi ne kadardır?
7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında CMK m.273 uyarınca istinaf süresi hükmün açıklanmasından, yokluğunda açıklanmışsa tebliğden itibaren iki haftadır.
Temyiz süresi ne kadardır?
CMK m.291 uyarınca temyiz süresi de güncel düzenlemeye göre iki haftadır.
Süre tutum dilekçesi nedir?
Gerekçeli kararın yazılmasından önce, kanun yolu süresini kaçırmamak amacıyla verilen ve kanun yoluna başvurulduğunu bildiren kısa dilekçedir; ayrıntılı gerekçeler gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra sunulur.
İstinaf ile temyiz arasındaki fark nedir?
İstinaf mahkemesi hem maddi olay hem de hukuki yönden denetim yapabilirken, Yargıtay temyiz incelemesinde yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapar.
Her istinaf kararı temyiz edilebilir mi?
Hayır. CMK m.286/2’de sayılan ve belirli miktarın altındaki hapis cezalarına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları gibi bazı kararlar temyiz edilemez.
Hakkınızdaki Ceza Hükmüne Karşı Kanun Yoluna mı Başvuracaksınız?
Kanun yolu süresinin kaçırılması hükmü kesinleştirir; süre tutum dilekçesinin verilmesi ve gerekçeli istinaf veya temyiz dilekçesinin hazırlanması için hemen bize ulaşın.