İletişim

Yurt Dışı Çıkış Yasağı ve İmza Yükümlülüğü

En sık uygulanan adli kontrol tedbirleri olan yurt dışı çıkış yasağı ve belirli aralıklarla imza yükümlülüğünün hukuki sınırları ve kaldırılması için izlenecek yol.

Adli kontrol tedbirleri arasında uygulamada en sık karşılaşılanları, yurt dışına çıkış yasağı ile belirli aralıklarla kolluğa giderek imza verme yükümlülüğüdür. Bu tedbirler tutuklamaya göre hafif görünse de, uzun süre uygulandığında kişinin meslekî, ailevi ve sosyal hayatını derinden etkiler. Bu nedenle her iki tedbirin de hukuki sınırlarının bilinmesi gerekir.

Yurt Dışı Çıkış Yasağı

CMK m.109/3-a uyarınca şüphelinin yurt dışına çıkamaması, adli kontrol yükümlülükleri arasında sayılmıştır. Bu tedbir, kaçma şüphesinin bulunduğu hâllerde uygulanır. Ne var ki uygulamada, kaçma şüphesini haklı kılacak somut bir olgu bulunmaksızın, sırf soruşturmanın varlığı gerekçe gösterilerek bu tedbire başvurulduğu görülmektedir.

Anayasa’nın 23. maddesi, vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabileceğini öngörmektedir. Bu sınırlamanın da ölçülü olması ve somut gerekçelere dayanması zorunludur. Yıllarca süren ve gerekçesi yenilenmeyen yurt dışı yasakları, seyahat hürriyetinin ihlali sonucunu doğurabilir.

İmza Yükümlülüğü

CMK m.109/3-b uyarınca şüphelinin hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurması da bir adli kontrol yükümlülüğüdür. Haftada bir, iki veya üç gün şeklinde belirlenen imza günleri, özellikle düzenli bir işte çalışan veya başka şehirde ikamet eden kişiler bakımından ciddi güçlükler doğurabilir.

Tedbirin Hafifletilmesi veya Kaldırılması

  • Kişinin sabit ikametgâhı ve düzenli işi olduğunun belgelenmesi,
  • Soruşturmanın uzun süredir devam ettiği ve kişinin tüm yükümlülüklere uyduğunun gösterilmesi,
  • Zorunlu bir seyahat ihtiyacının (tedavi, iş, aile) belgelerle ortaya konulması,
  • İmza sıklığının çalışma düzeniyle bağdaşmadığının açıklanması.

Bu gerekçelerle tedbirin kaldırılması, imza sıklığının azaltılması, imza yerinin değiştirilmesi veya belirli bir seyahat için geçici izin verilmesi talep edilebilir.

Tedbire Aykırılığın Sonuçları

CMK m.112 uyarınca adli kontrol yükümlülüklerine isteyerek uymayan şüpheli veya sanık hakkında, verilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, hâkim derhâl tutuklama kararı verebilir. Bu nedenle tedbirin ağır geldiği durumlarda dahi yükümlülüklere uyulmalı ve kaldırılması hukuki yollarla talep edilmelidir. Mazeret nedeniyle imzaya gidilemeyecekse, bu durum önceden belgeleriyle birlikte bildirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışı çıkış yasağı hangi hükme dayanır?

CMK m.109/3-a uyarınca şüphelinin yurt dışına çıkamaması adli kontrol yükümlülüklerinden biri olarak düzenlenmiştir.

İmza yükümlülüğü nedir?

CMK m.109/3-b uyarınca şüphelinin hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmasıdır.

Yurt dışı yasağı varken zorunlu bir seyahat için izin alınabilir mi?

Tedavi, iş veya aile gibi zorunlu sebeplerle tedbirin geçici olarak kaldırılması veya izin verilmesi mahkemeden talep edilebilir.

İmza günleri değiştirilebilir mi?

Çalışma koşulları veya sağlık durumu gibi gerekçelerle imza sıklığının azaltılması veya imza yerinin değiştirilmesi talep edilebilir.

Tedbire aykırı davranılırsa ne olur?

Adli kontrol yükümlülüklerine uymayan şüpheli hakkında, verilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun tutuklama kararı verilebilir.

Yurt Dışı Çıkış Yasağı Nedeniyle İşiniz veya Aileniz mi Etkileniyor?

Uzun süren yurt dışı yasakları ve imza yükümlülükleri ölçülülük yönünden itiraza açıktır; tedbirin kaldırılması veya hafifletilmesi talebinizi birlikte hazırlayalım.