İletişim

Şiddet İddialarında Çocuğun Korunması

Velayet yargılamasında çocuğun şiddete veya istismara maruz kaldığı iddiası ortaya çıktığında, mahkeme 6284 sayılı Kanun ve TMK m.346 uyarınca kişisel ilişkinin sınırlandırılması dâhil koruyucu tedbirleri gecikmeksizin almalıdır.

Velayet yargılamaları sırasında çocuğun şiddete veya istismara maruz kaldığına dair iddialar ortaya çıktığında, mahkemenin öncelikli vazifesi çocuğun güvenliğini sağlamaktır. Bu tür iddialar, hem çocuğun korunması hem de ebeveynlerin hakları bakımından son derece hassas bir değerlendirme gerektirir.

Koruyucu Tedbirler

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddet mağduru veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan çocuklar bakımından da koruyucu ve önleyici tedbirler öngörmektedir. Bu tedbirler arasında şiddet uygulayanın ortak konuttan uzaklaştırılması, korunan kişiye yaklaşmasının yasaklanması ve kişisel ilişkinin refakatli olarak yapılması veya sınırlandırılması yer almaktadır. Tedbir kararı verilmesi için şiddetin ispatı aranmaz.

Kişisel İlişkinin Sınırlandırılması

TMK m.324 uyarınca kişisel ilişki çocuğun huzurunu tehlikeye düşürüyorsa sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Şiddet iddialarında mahkemeler, iddianın aydınlatılmasına kadar şu ara çözümleri tercih edebilmektedir:

  • Görüşmelerin uzman veya güvenilir bir üçüncü kişi eşliğinde yapılması,
  • Görüşmelerin yatısız ve kısa süreli olarak düzenlenmesi,
  • Görüşmelerin belirli bir merkezde gerçekleştirilmesi,
  • Ciddi tehlike hâlinde görüşmelerin geçici olarak durdurulması.

Delillerin Toplanması

Şiddet ve istismar iddialarında adli tıp raporları, psikolojik değerlendirme raporları, okul ve sağlık kuruluşlarının gözlemleri ile çocuğun uzman eşliğinde alınan beyanı önemli delillerdir. Çocuğun ifadesinin ikincil mağduriyete yol açmaması için çocuk izlem merkezlerinde, uzman eşliğinde ve mümkünse tek seferde alınması gerekir. Ceza soruşturması ile velayet yargılamasındaki delillerin birlikte değerlendirilmesi de önem taşır.

Asılsız İddialar

Uygulamada nadiren de olsa, çocuğu diğer ebeveynden uzaklaştırmak amacıyla asılsız şiddet veya istismar iddialarında bulunulduğu görülmektedir. Bu tür iddiaların asılsız olduğunun anlaşılması, iddiada bulunan ebeveyn bakımından velayet değerlendirmesinde ağır şekilde aleyhe sonuç doğurur ve iftira suçunu gündeme getirebilir. Bu nedenle mahkemeler, bir yandan çocuğu korurken diğer yandan iddiaların gerçekliğini titizlikle araştırmak zorundadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğa yönelik şiddet iddiasında hangi tedbirler alınabilir?

6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet uygulayanın uzaklaştırılması, çocukla kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya refakatli görüşme gibi tedbirler alınabilir.

Kişisel ilişki tamamen kaldırılabilir mi?

TMK m.324 uyarınca çocuğun huzuru tehlikeye düşüyorsa kişisel ilişki kaldırılabilir; ancak öncelikle uzman eşliğinde görüşme gibi ölçülü tedbirler değerlendirilir.

Tedbir için delil şart mıdır?

6284 sayılı Kanun uyarınca koruyucu tedbir kararı verilmesi için şiddetin ispatı aranmaz; ancak velayet değerlendirmesi için delillerin toplanması gerekir.

Asılsız şiddet iddiasının sonucu nedir?

Çocuğun diğer ebeveynden uzaklaştırılması amacıyla asılsız iddiada bulunulması velayet değerlendirmesinde ağır şekilde aleyhe sonuç doğurabilir ve iftira suçunu gündeme getirebilir.

Çocuğun ifadesi nasıl alınmalıdır?

İkincil mağduriyetin önlenmesi için çocuk izlem merkezlerinde uzman eşliğinde ve tek seferde alınmalıdır.

Çocuğunuzun Şiddete Maruz Kaldığından mı Endişeleniyorsunuz?

Şiddet iddialarında koruma tedbirinin hızla alınması ve delillerin doğru toplanması hayati önem taşır; acil başvurunuz için derhâl bize ulaşın.