Boşanma Davasında Akraba Tanık Beyanlarının Değeri
Yargıtay 2. Hukuk Dairesine göre aksine ciddi ve inandırıcı delil bulunmadıkça tanıkların gerçeği söylediği kabul edilmeli; akrabalık bağı tek başına beyanın değerini düşürmemelidir.
Boşanma davalarında sıkça karşılaşılan meselelerden biri, tanık ifadelerinin mahkemece ne şekilde değerlendirileceğidir. Çoğu zaman yaşanan olayların şahidinin taraflardan birinin yakın akrabaları olduğu görülmektedir. Hayatın olağan akışına göre bu son derece normaldir; zira evli çiftlerin arasındaki tartışmalar çoğu zaman aile çevresinde cereyan etmektedir. Ancak uygulamada, akrabaların yakınlık derecesini dikkate alan mahkemelerin bu beyanlara itibar etmediği durumlarla da karşılaşılmaktadır.
Yakınlık ile Doğruluk Aynı Mefhum Değildir
Tanık beyanlarının güvenilirliği, Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu mucibince ispat hukukunun temel taşlarından biridir. Tarafların ispat yükümlülüğü altında başvurdukları tanıkların akrabalık ilişkisi, tek başına beyanın değerini ortadan kaldıran bir unsur olarak telâkki edilemez. Zira adaletin tesisi bakımından “yakınlık” mefhumu ile “doğruluk” mefhumu aynı çerçevede mütalaa edilmemelidir. Aksi hâlde aile içi vakıaların ispatında pek çok davanın fiilen imkânsız hâle geleceği izahtan varestedir.
Yargıtay’ın Yaklaşımı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/20439 E., 2016/13818 K. sayılı ve 17.10.2016 tarihli içtihadı, bu konuda izlenmesi gereken yolu şüpheye mahal bırakmayacak şekilde göstermektedir. Daire, ilke olarak aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça, asıl olanın tanıkların gerçeği söylemiş olduğunun kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Bu yaklaşım, delil serbestisi ve ispat hakkı ilkeleriyle tam bir uyum içindedir. Bilhassa aile hukukunda olayların kapalı bir çevrede cereyan ettiği dikkate alındığında, tanığın doğru söylediğine ilişkin karinenin değeri daha da artmaktadır.
Değerlendirmede Esas Alınacak Ölçütler
Tanıklığın “sübjektif samimiyet” ve “objektif doğruluk” ilkeleri çerçevesinde tetkik edilmesi gerekir. Hâkim, beyanı değerlendirirken şu hususları mülâhaza eder:
- Beyanın kendi içinde tutarlı olup olmadığı,
- Dosyadaki diğer delillerle, yazışmalarla ve belgelerle uyumu,
- Olayların hayatın olağan akışına uygunluğu,
- Tanığın olayı bizzat görüp görmediği veya başkasından mı duyduğu,
- Karşı tarafın beyanı çürütecek ciddi bir delil sunup sunmadığı.
Hak Arama Özgürlüğü Bakımından
Taraflardan birinin lehine olabilecek tanık beyanlarının akrabalık gerekçesiyle değersiz görülmesi, tarafın delil sunma hakkını zedeler. Bu hâl, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünü ihlal eder niteliktedir. Hâlbuki adalet, yalnızca şekli kuralların değil, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına hizmet eden bir mefhumdur.
Netice
Yargıtay’ın söz konusu ilamı, yargısal uygulamada keyfî değerlendirmelerin önüne geçilmesini amaçlar. Akrabalık bağının otomatik bir güvensizlik sebebi olarak görülmemesi, adil ve dengeli bir yargılama pratiğinin yerleşmesine katkı sunacaktır. Bu nedenle tanık beyanlarının gerekçesiz olarak değerlendirme dışı bırakıldığı kararlara karşı kanun yolunda bu içtihada dayanılması isabetli olacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma davasında akrabalar tanık olabilir mi?
Evet. Akrabalık tanıklığa engel değildir; aile içi olayların çoğu zaman aile çevresinde cereyan etmesi nedeniyle akraba tanıklar hayatın olağan akışına uygundur.
Akraba tanığın beyanı daha az değerli midir?
Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/20439 E., 2016/13818 K. sayılı kararına göre aksine ciddi ve inandırıcı delil bulunmadıkça tanıkların gerçeği söylediği kabul edilmelidir.
Hâkim tanık beyanını neye göre değerlendirir?
Beyanın iç tutarlılığı, diğer delillerle uyumu ve olayların akışına uygunluğu bakımından değerlendirme yapılır; tanığın soy bağı tek başına belirleyici değildir.
Tanığın olayı bizzat görmesi gerekir mi?
Olayı bizzat görmüş veya duymuş tanığın beyanı, başkasından duyduğunu aktaran tanığın beyanına göre daha yüksek ispat değerine sahiptir.
Karşı tarafın tanığı yalan söylüyorsa ne yapılabilir?
Beyandaki çelişkiler duruşmada sorularla ortaya konulmalı, beyanla çelişen belgeler dosyaya sunulmalı ve gerekirse yalan tanıklık suçundan şikâyette bulunulmalıdır.
Kaç tanık dinletilebilir?
Kanunda kesin bir sınır bulunmamakla birlikte hâkim, ispat edilecek vakıa için yeterli kanaate ulaştığında tanık sayısını sınırlayabilir.
Boşanma Davanızda Tanıklarınızın Beyanına İtibar Edilmedi mi?
Akraba tanıkların beyanlarının gerekçesiz olarak değerlendirme dışı bırakılması istinaf ve temyiz sebebidir; tanık listenizi ve kanun yolu başvurunuzu birlikte hazırlayalım.