İdarenin Hizmet Kusuru ve Tam Yargı Davası
İdari işlem veya eylemlerden doğan zararlar, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri çerçevesinde tam yargı davası ile tazmin edilir; idari eylemlerde önce idareye başvurulması zorunludur.
İdarenin faaliyetleri, kamu yararını gerçekleştirmeye yönelik olmakla birlikte, zaman zaman bireylere zarar verebilmektedir. Hukuk devleti ilkesi, idarenin bu zararları tazmin etmesini gerektirir. Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Bu zararların tazmini, idari yargıda tam yargı davası ile sağlanır.
Sorumluluk Esasları
İdarenin sorumluluğu, kusur sorumluluğu ve kusursuz sorumluluk olmak üzere iki temele dayanır. Kusur sorumluluğunun temelini hizmet kusuru oluşturur. Hizmet kusuru, kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi şeklinde ortaya çıkar. Kusursuz sorumluluk ise idarenin kusuru bulunmasa dahi, tehlikeli faaliyetler, sosyal risk veya fedakârlığın denkleştirilmesi gibi hâllerde sorumluluğun doğmasıdır.
Uygulamadaki Görünümler
- Kamu hastanelerinde tıbbi hata sonucu meydana gelen zararlar,
- Belediyelerin yol ve altyapı çalışmalarındaki ihmaller nedeniyle meydana gelen kazalar,
- Kolluk görevlilerinin orantısız güç kullanması,
- Hukuka aykırı idari işlemlerin uygulanmasından doğan zararlar,
- Terör olayları gibi sosyal risk kapsamındaki zararlar.
Başvuru ve Dava Süreleri
İYUK m.13 uyarınca idari eylemlerden zarar görenler, eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelidir. Bu başvurunun kısmen veya tamamen reddi ya da kanunda öngörülen süre içinde cevap verilmemesi üzerine, dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabilir. İdari işlemlerden doğan zararlarda ise iptal davasıyla birlikte veya iptal kararından sonra tam yargı davası açılabilir.
Kamu Görevlisinin Durumu
Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabilir. Bu nedenle zarar gören, doğrudan kamu görevlisine değil, onun bağlı olduğu idareye karşı dava açmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Tam yargı davası nedir?
İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tazminat davasıdır.
Hizmet kusuru ne demektir?
Kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi sonucu ortaya çıkan ve idarenin sorumluluğunu doğuran kusurdur.
İdari eylemlerde süre nasıl işler?
İYUK m.13 uyarınca zarar verici eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulmalı, başvurunun reddi üzerine dava açma süresi içinde dava açılmalıdır.
Kusursuz sorumluluk hangi hâllerde uygulanır?
Tehlikeli faaliyetler, sosyal risk ve fedakârlığın denkleştirilmesi gibi hâllerde idarenin kusuru aranmaksızın sorumluluğu doğabilir.
Kamu görevlisine doğrudan dava açılabilir mi?
Hayır. Anayasa m.129 uyarınca kamu görevlilerinin görevleriyle ilgili kusurlarından doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir.
Bir Kamu Kurumunun Eylemi Nedeniyle Zarara mı Uğradınız?
Tam yargı davasında idareye başvuru ve dava açma süreleri hak düşürücüdür; zararınızın tespiti ve başvurunuzun hazırlanması için bize ulaşın.