İletişim

Terkinden Önce Başlatılan İcra Takibi ve Şirketin İhyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesine göre terkinden önce şirket aleyhine başlatılmış bir icra takibinin varlığı, alacaklıya ihya davası açmakta hukuki yarar sağlar ve alacağın varlığı ihya davasında tartışılmaz.

Alacaklılar bakımından en sık karşılaşılan durumlardan biri şudur: Bir şirket aleyhine icra takibi başlatılmış, takip devam ederken şirket tasfiye edilerek ticaret sicilinden terkin edilmiştir. Alacaklı, takibin muhatabının hukuken ortadan kalktığını öğrendiğinde alacağının akıbetinden endişe eder. Yargıtay, bu durumda alacaklıya ihya davası yolunu açık tutmaktadır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2008/7980 E., 2009/12584 K. sayılı ve 7.12.2009 tarihli ilamında şu tespitlere yer verilmiştir:

“İhyası istenen Anonim Şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesinin ilan edildiği tarihten önce şirket aleyhine başlatılmış bir icra takibi mevcut olduğuna göre, şirketin sorumlu tutulmasını gerektirebilecek bu durum nedeniyle ticaret sicilindeki terkin kaydının kaldırılması isteminde bulunulabilir. Buna göre, davacı tarafın alacaklı olduğunu iddia ettiği ticaret sicilinden terkin edilmiş Anonim şirketin yeniden ihyasını istemesinde hukuki yararı mevcut olup, bu davayı açma hakkının bulunduğunun kabulü gerekmektedir.”

Kararın Önemli Tespitleri

Kararda üç önemli ilke vurgulanmıştır:

  • Alacak yazdırılmamış olsa dahi hak düşmez: Tasfiye hâlindeki şirketten alacaklı olan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamaları, alacağın düşmesini gerektirmez.
  • Alacağın varlığı ihya davasında incelenmez: İddia edilen alacağın gerçekte var olup olmadığı ihya davasında değerlendirmeye tabi tutulamaz; bu husus, ihyadan sonra görülecek dava veya takipte tartışılır.
  • Tasfiyede usulsüzlük ispatı aranmaz: Şirketin ihyasının istenebilmesi için tasfiye sürecinde bir usulsüzlük bulunduğunun ispatı gerekmez.

Diğer Alacak Türleri

Yargıtay uygulamasında ihya davasının yalnızca ticari alacaklar bakımından değil, işçilik alacakları ve sosyal güvenlik kurumunun işverene yönelik rücu alacakları bakımından da açılabileceği kabul edilmektedir. Böylece şirketin kapatılması yoluyla işçilerin ve kamu kurumlarının alacaklarından kurtulma girişimlerinin önüne geçilmektedir.

Uygulamada İzlenecek Yol

Takip sırasında şirketin terkin edildiğini öğrenen alacaklı, öncelikle icra dosyasında bu durumu tespit ettirmeli ve ihya davası açmak üzere süre talep etmelidir. Ardından şirketin son merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde tasfiye memuru ve ticaret sicili müdürlüğü aleyhine ihya davası açılmalıdır. İhya kararının kesinleşmesinden sonra takibe kaldığı yerden devam edilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Terkinden önce başlatılan icra takibi ihya sebebi midir?

Evet. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2008/7980 E., 2009/12584 K. sayılı kararına göre bu durum alacaklıya ihya davası açmakta hukuki yarar sağlar.

Alacağımı tasfiye ilanlarına rağmen yazdırmadım, hakkım düştü mü?

Hayır. Yargıtay’a göre alacaklının ilanlara rağmen alacağını yazdırmamış olması alacağın düşmesini gerektirmez.

İhya davasında alacağın varlığı incelenir mi?

Hayır. Bu aşamada iddia edilen alacağın gerçekte var olup olmadığı ihya davasında değerlendirmeye tabi tutulmaz.

Tasfiyede usulsüzlük yapıldığını ispatlamam gerekir mi?

Hayır. Şirketin ihyasının istenebilmesi için tasfiye sürecinde bir usulsüzlük bulunduğunun ispatı gerekmez.

İşçilik alacakları için de ihya davası açılabilir mi?

Evet. Yargıtay uygulamasında işçilik alacakları ve sosyal güvenlik kurumunun rücu alacakları gibi alacaklar bakımından da ihya davası açılabileceği kabul edilmektedir.

Takip Yaptığınız Şirket Sicilden mi Silindi?

Tasfiye ilanlarına rağmen alacağınızı yazdırmamış olmanız hakkınızı düşürmez; ihya davası yoluyla takibinizi sürdürebilmeniz için hemen bize ulaşın.