Şirketin İhyası Davası ve Davayı Açabilecek Kişiler
Ticaret sicilinden terkin edilen şirketin sonradan ortaya çıkan alacak, borç veya derdest dava nedeniyle geçici olarak canlandırılması ve ihya davasının tarafları.
Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca kurulmuş bir şirketin tasfiyesi, faaliyete son verilmesi ve şirketin her türlü hesaplarının kapatılması neticesini doğuran bir süreçtir. Şirketin fesih veya infisah hâlinin vukuu ile başlayan tasfiye süreci, tasfiye işlemlerinin tamamlanması akabinde şirket kaydının ticaret sicilinden silinmesi ile nihayete erer. Bu sürecin tamamlanmasıyla şirketin tüzel kişiliği de ortadan kalkar.
Terkinden Sonra Ortaya Çıkan Hak ve Borçlar
Ancak bir şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesinden sonra da bir borcu ortaya çıkabilir. Keza şirkete ait bir hakkın mevcudiyeti terkinden sonra öğrenilebilir. Bu gibi durumların tezahürü hâlinde, şirketin tasfiyeden önceki merkezinin bulunduğu yerin asliye ticaret mahkemesinde şirketin ihyası davası açılması gerekmektedir. İhya süreci, bir anlamda şirketin geçici olarak canlandırılması anlamına gelir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesi bu imkânı açıkça düzenlemektedir.
Davayı Açabilecek Kişiler
- Şirketin tasfiye memuru,
- Şirketin tasfiyeden önceki son yönetim kurulu üyeleri veya müdürleri,
- Şirket ortakları,
- Şirketin alacaklıları.
Alacaklıların Dava Hakkı
Şirket alacaklılarının ihya davası açma yetkisi hakkında Yargıtay’ın yaklaşımı şu şekildedir:
“Şirketin, ticaret sicilinden silinmesi işlemi kurucu değil, açıklayıcı nitelik taşır. Davacıya, tasfiye işlemleri tam olarak sona ermediği için, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası hakkında tasfiye memuru ile ticaret sicili memurluğuna husumet tevcihi suretiyle dava açması imkânının tanınması, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucunun beklenmesi gerekir.” (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2001/10852 E., 2001/10921 K. sayılı ve 25.6.2001 tarihli ilamı)
Bu tespit, ihya davasının temel mantığını ortaya koymaktadır: Tasfiye gerçekte tamamlanmamışsa, sicil kaydının silinmiş olması şirketin tüzel kişiliğinin kesin olarak sona erdiği anlamına gelmez.
İhyanın Sınırları
İhya edilen şirket, yeniden olağan ticari faaliyetlerine dönemez. Mahkeme, şirketi yalnızca tasfiyesi eksik kalan işlemin, örneğin bir alacağın tahsili veya derdest bir davanın sonuçlandırılması amacıyla sınırlı olarak ihya eder. Bu amaç gerçekleştikten sonra şirket yeniden terkin edilir. Bu nedenle ihya davasında talep sonucunun, ihyanın hangi işlem için istendiğini açıkça göstermesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Şirketin ihyası ne demektir?
Ticaret sicilinden terkin edilmiş bir şirketin, tasfiyesi tamamlanmamış bir işlemin sonuçlandırılması amacıyla tüzel kişiliğinin geçici olarak yeniden canlandırılmasıdır.
İhya davası hangi mahkemede açılır?
Şirketin tasfiyeden önceki merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılır.
İhya davasını kimler açabilir?
Tasfiye memuru, şirketin tasfiyeden önceki son yönetim kurulu üyeleri, şirket ortakları ve şirketin alacaklıları açabilir.
Davalı olarak kimler gösterilir?
Dava, tasfiye memuru ile ticaret sicili müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılır.
Sicilden silinme işleminin niteliği nedir?
Yargıtay’a göre şirketin ticaret sicilinden silinmesi kurucu değil, açıklayıcı nitelik taşır; tasfiye tam olarak sona ermemişse tüzel kişilik ihya edilebilir.
İhya edilen şirket ticari faaliyete devam edebilir mi?
Hayır. Şirket yalnızca tasfiyesi eksik kalan işlemin sonuçlandırılması amacıyla sınırlı olarak ihya edilir.
Kapanan Bir Şirketten Alacağınızı mı Tahsil Edemiyorsunuz?
Sicilden terkin edilmiş şirkete karşı hak aramanın yolu ihya davasıdır; alacağınızın türüne göre davanın taraflarını ve stratejisini birlikte belirleyelim.