Derdest Dava Nedeniyle Şirketin İhyası
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, tasfiyeden önce açılmış ve derdest olan bir tazminat davasının varlığını, kesinleşmiş bir alacak bulunmasa dahi ihya için yeterli görmüştür.
Bir şirket aleyhine açılan tazminat davası devam ederken şirketin tasfiye edilerek ticaret sicilinden terkin edilmesi, uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu hâlde davanın taraflarından biri hukuken ortadan kalktığından, davanın esastan sonuçlandırılabilmesi için şirketin ihyası gerekir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 2018/2509 E., 2018/1715 K. sayılı ve 27.12.2018 tarihli ilamı, ihya davaları alanında az ve sınırlı emsal bulunduğundan, içerdiği değerlendirmeler bakımından önem taşımaktadır.
Uyuşmazlığın Seyri
Davacı, ihyası talep olunan limited şirketin tasfiye sonu genel kurul kararıyla tasfiye edildiğini ve bu hususun sicile tescil edildiğini, ancak şirket aleyhine derdest bir maddi tazminat davası bulunduğunu, bu davanın görüldüğü mahkemece ara kararla ihya davası açmak üzere kendisine yetki verildiğini beyanla davasını ikame etmiştir.
Davalı ticaret sicili müdürlüğü, tescil işlemlerinin mevzuata uygun yapıldığını, tasfiye memurunun eksik işlemlerinin sicil müdürlüğünce tespitinin mümkün olmadığını savunmuştur. Davalı tasfiye memuru ise ihyası istenen şirketin davacıya muaccel bir borcu bulunmadığını, açılan davanın bir tazminat davası olup kesinleşmiş bir alacak bulunmadığından davacının hukuki yararı olmadığını ileri sürmüştür.
İlk Derece ve İstinaf Değerlendirmesi
İlk derece mahkemesi, şirketin tasfiye işlemleri tam olarak sona ermediği için tüzel kişiliğinin tasfiye hâlinde yeniden ihyasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin sicil kaydının yeniden ihyasına, şirkete tasfiye memuru atanmasına ve kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesi uyarınca tescil ve ilanına karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi de tasfiyeden önce açılmış ve derdest olan bir davanın varlığının ihya için haklı bir sebep teşkil ettiğini kabul etmiştir.
Kararın Önemi
- Kesinleşmiş bir alacağın bulunması ihya için şart değildir; derdest bir davanın varlığı yeterlidir.
- Tasfiye memurunun, şirketin derdest davalarını bilmesine rağmen tasfiyeyi tamamlaması tasfiyeyi eksik kılar.
- İhya, derdest davanın sonuçlandırılması amacıyla sınırlı olarak yapılır.
Tasfiye Memurunun Sorumluluğu
Tasfiye memuru, şirketin tüm borç ve davalarını tespit ederek tasfiyeyi tamamlamakla yükümlüdür. Derdest davaları gözardı ederek şirketi sicilden sildiren tasfiye memuru, bu işlem nedeniyle zarar gören alacaklılara karşı hukuki sorumlulukla karşılaşabilir. Bu nedenle tasfiye sürecinde şirket aleyhine açılmış tüm davaların ve takiplerin titizlikle tespit edilmesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Derdest bir tazminat davası ihya sebebi midir?
Evet. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 2018/2509 E., 2018/1715 K. sayılı kararında tasfiyeden önce açılmış ve devam eden tazminat davasının varlığı ihya için yeterli görülmüştür.
Kesinleşmiş bir alacak bulunması şart mıdır?
Hayır. Tasfiye memurunun kesinleşmiş alacak bulunmadığı itirazına rağmen derdest davanın varlığı ihya sebebi kabul edilmiştir.
Tasfiye memurunun sorumluluğu var mıdır?
Derdest davaları bildiği hâlde tasfiyeyi tamamlayan tasfiye memurunun işlemi eksiktir ve bu durum tasfiye memurunun hukuki sorumluluğunu gündeme getirebilir.
Ticaret sicili müdürlüğü neden davalı gösterilir?
Terkin kaydının kaldırılması sicil müdürlüğünün işlemiyle mümkün olduğundan, sicil müdürlüğü ihya davasında zorunlu davalıdır.
İhya kararı tescil ve ilan edilir mi?
Evet. İhya kararı ticaret siciline tescil edilir ve ilan olunur; şirkete tasfiye memuru atanır.
Davanızın Karşı Tarafı Olan Şirket Tasfiye mi Edildi?
Derdest davanız sırasında kapatılan şirketin ihyası, davanın esastan sonuçlanabilmesinin ön şartıdır; mahkemenin vereceği süre içinde ihya davasını birlikte açalım.