İletişim

Yapay Zekâ Çağında Dijital Delilin Güvenilirliği

Ses kaydı, fotoğraf ve video gibi dijital delillerin yapay zekâ ile üretilebilmesi, ceza yargılamasında delilin orijinalliğinin tetkikini zorunlu kılmaktadır.

Ceza yargılamasında uzun yıllar boyunca ses kaydı, fotoğraf ve video, olayların en objektif tanıkları olarak kabul edilmiştir. “Görüntü yalan söylemez” anlayışı, bu delillerin ispat gücünü neredeyse tartışmasız kılmıştır. Ne var ki yapay zekâ teknolojilerinin geldiği nokta, bu anlayışı köklü biçimde sarsmaktadır.

Değişen Paradigma

Bugün bir kişinin birkaç dakikalık ses örneğinden yola çıkılarak onun ağzından hiç söylemediği cümleler üretilebilmektedir. Benzer biçimde, bir kişinin yüzü başka bir videoya gerçeğe son derece yakın şekilde yerleştirilebilmektedir. Bu durum, ceza yargılamasında iki yönlü bir risk doğurur: Sahte delillerle masum kişilerin suçlanması ve gerçek delillerin “yapay zekâ ile üretildi” iddiasıyla değersizleştirilmesi.

Orijinallik Tetkikinin Zorunluluğu

Ceza Muhakemesi Kanunu, hâkimin vicdani kanaatini serbestçe oluşturmasını öngörür; ancak bu kanaat, hukuka uygun ve güvenilir delillere dayanmalıdır. Dijital bir delilin güvenilirliği tartışmalı hâle geldiğinde, mahkemenin aşağıdaki hususları tetkik etmesi gerekir:

  • Kaydın hangi cihazla, ne zaman ve kim tarafından alındığı,
  • İlk kayıt ortamının dosyaya kazandırılıp kazandırılmadığı,
  • Verinin bütünlüğünü gösteren hash değerlerinin bulunup bulunmadığı,
  • Kayıtta kurgu, kesinti veya sentetik üretim izlerinin olup olmadığı.

El Koyma Anının Önemi

CMK m.134 uyarınca bilgisayar ve kütüklerde arama yapılırken tüm verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten bir kopya şüpheliye verilir. Yedekleme sırasında alınan hash değerleri, delilin sonradan değiştirilmediğinin teminatıdır. Bu prosedüre uyulmadan elde edilen dijital verilerin güvenilirliği, savunma tarafından mutlaka sorgulanmalıdır.

Savunma ve Mağdur Bakımından

Hakkında sahte bir ses kaydı veya görüntü delil olarak sunulan kişinin, bu iddiasını genel bir itirazla değil, somut gerekçelerle ileri sürmesi gerekir. Kaydın orijinal kaynağının istenmesi, uzman bilirkişi incelemesi talep edilmesi ve gerekirse uzman mütalaası alınması bu bakımdan önemlidir. Mağdur ise elindeki gerçek kaydın orijinalliğini koruyarak, onu yeniden paylaşmadan ve sıkıştırmadan muhafaza etmelidir.

Sonuç

Yapay zekâ çağında dijital delil, ispat gücünü ancak orijinalliği güvence altına alındığında korur. Ceza yargılamasının adil sonuçlanması, mahkemelerin dijital delilleri bu yeni gerçekliğin bilinciyle değerlendirmesine bağlıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Dijital delil nedir?

Bilişim sistemlerinde üretilen, saklanan veya iletilen ve ceza yargılamasında ispat aracı olarak kullanılan her türlü veridir; ses, görüntü, yazışma ve log kayıtları bu kapsamdadır.

Ses kaydının sahte olduğu ileri sürülürse ne yapılır?

Mahkeme, kaydın orijinal kaynağını isteyerek bilirkişi incelemesi yaptırır; kurgu, montaj veya sentetik üretim izleri araştırılır.

Delilin orijinal kopyası neden önemlidir?

İnceleme ancak ilk kayıt ortamından alınan ve bütünlüğü korunmuş veri üzerinde güvenilir sonuç verir; yeniden paylaşılmış ve sıkıştırılmış kopyalar tespiti zorlaştırır.

Hash değeri ne işe yarar?

Verinin parmak izi niteliğindedir; el koyma anında alınan hash değeri, delilin sonradan değiştirilmediğinin ispatında kullanılır.

Mahkeme delilin sahte olabileceğini resen değerlendirir mi?

Vicdani delil değerlendirmesi hâkime aittir; ancak sahtelik iddiası somut gerekçelerle ileri sürülmezse inceleme yaptırılmayabilir. Bu nedenle itiraz gerekçeli olmalıdır.

Dosyanızdaki Dijital Delilin Gerçekliğinden Şüphe mi Ediyorsunuz?

Ses, görüntü veya yazışma delilinin orijinalliği bilirkişi incelemesiyle sorgulanabilir; delile itiraz ve inceleme taleplerinizi birlikte hazırlayalım.