İletişim

Azınlık Vakıflarına Ait Malların İadesi Süreci

5737 sayılı Vakıflar Kanunu ve sonradan eklenen geçici hükümlerle, 1936 Beyannamesi sonrası el konulan veya Hazineye devredilen azınlık vakfı mallarının iadesi ve üçüncü kişilere devredilenler için bedel ödenmesi imkânı getirilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1974 tarihli içtihadıyla başlayan süreçte, azınlık vakıflarının 1936 Beyannamesinden sonra edindiği pek çok taşınmazın tapusu iptal edilmiş; bu taşınmazların bir kısmı eski maliklerine, bir kısmı ise Hazineye veya Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmiştir. Bu uygulama, hem iç hukukta hem de uluslararası alanda uzun yıllar boyunca eleştirilmiştir. 2008 yılından itibaren yapılan yasal düzenlemeler, bu sorunun giderilmesine yönelik önemli adımlar içermektedir.

5737 Sayılı Vakıflar Kanunu

2008 yılında yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanunu, cemaat vakıflarının mal edinmesine ilişkin yeni bir rejim öngörmüştür. Kanun, cemaat vakıflarının ibadet ve eğitim gibi amaçlarına uygun olarak taşınmaz edinebilmesine imkân tanımış ve 1936 Beyannamesi esasına dayanan kısıtlayıcı uygulamanın etkilerini gidermeye yönelik düzenlemeler getirmiştir.

İade Düzenlemeleri

Kanunun geçici hükümleri ve sonradan yapılan eklemelerle, 1936 Beyannamesinde kayıtlı olduğu hâlde çeşitli sebeplerle Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü veya belediyeler adına tescil edilmiş taşınmazların, başvuru üzerine cemaat vakıfları adına tescili imkânı getirilmiştir. Ayrıca nam-ı müstear veya nam-ı mevhum adına kayıtlı taşınmazların da vakıflar adına tescili öngörülmüştür.

Taşınmazın üçüncü kişilere devredilmiş olması nedeniyle aynen iadesinin mümkün olmadığı hâllerde ise, taşınmazın güncel değerinin ilgili vakfa ödenmesi düzenlenmiştir. Bu düzenleme, üçüncü kişilerin iyi niyetle kazandıkları hakları korurken vakfın uğradığı zararın da giderilmesini amaçlamaktadır.

Başvuru ve Karar Süreci

  • Başvurular, kanunda öngörülen süre içinde Vakıflar Genel Müdürlüğüne yapılır.
  • Başvuruya 1936 Beyannamesi, tapu kayıtları ve taşınmazın vakfa aidiyetini gösteren belgeler eklenir.
  • Başvurular Vakıflar Meclisince incelenerek karara bağlanır.
  • Ret kararlarına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir.

Uluslararası Boyut

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, azınlık vakıflarının taşınmazlarının tapularının iptal edilmesine ilişkin başvurularda, 1 No’lu Protokolün 1. maddesi kapsamında mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Bu kararlar, iç hukuktaki iade düzenlemelerinin hazırlanmasında etkili olmuştur. İç hukuk yollarının tüketilmesine rağmen mağduriyetin giderilmemesi hâlinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve AİHM yolu da değerlendirilmelidir.

Netice

Azınlık vakıflarının mülkiyet uyuşmazlıkları, Osmanlı dönemi kayıtlarından günümüz mevzuatına uzanan geniş bir tarihsel ve hukuki birikimin birlikte tetkikini gerektirir. Her vakfın kayıtlarının, beyannamesinin ve tapu geçmişinin ayrı ayrı incelenmesi, hakların eksiksiz biçimde korunmasının ön şartıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

El konulan azınlık vakfı malları iade edilebilir mi?

Evet. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun geçici maddeleriyle, belirli şartları taşıyan taşınmazların cemaat vakıfları adına tescili imkânı getirilmiştir.

Taşınmaz üçüncü kişilere devredilmişse ne olur?

İade imkânı bulunmayan, üçüncü kişilere devredilmiş taşınmazlar bakımından güncel değerinin vakfa ödenmesi öngörülmüştür.

İade başvurusu nereye yapılır?

Başvurular Vakıflar Genel Müdürlüğüne yapılır ve Vakıflar Meclisince karara bağlanır.

Başvurunun reddi hâlinde ne yapılabilir?

Ret kararına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir.

Bu konuda AİHM kararları var mıdır?

Evet. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, azınlık vakıflarının mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaştığı kararlar vermiş ve bu kararlar iç hukuktaki düzenlemelerin hazırlanmasında etkili olmuştur.

Vakfınıza Ait Bir Taşınmazın İadesi mi Söz Konusu?

İade başvurularının reddine karşı idari yargı yolu açıktır ve süreler sınırlıdır; vakfınızın başvuru dosyasını ve hukuki imkânlarını birlikte tetkik edelim.