İletişim

Bilirkişi Raporunda Yöntem ve Veri Eksikliği

Hangi belgelerin incelendiğini, hangi yöntemin kullanıldığını ve sonuca hangi mantık zinciriyle ulaşıldığını göstermeyen bilirkişi raporu denetime elverişli değildir ve hükme esas alınamaz.

Bir bilirkişi raporunun ispat gücü, yalnızca ulaştığı sonuca değil, o sonuca nasıl ulaştığına bağlıdır. Sonucunu gerekçelendiremeyen, hangi verilere dayandığını göstermeyen ve kullandığı yöntemi açıklamayan bir rapor, mahkemenin denetimine elverişli değildir. Bu tür raporların hükme esas alınması, gerekçeli karar hakkının ihlali sonucunu doğurur.

Raporun Göstermesi Gerekenler

Usulüne uygun bir bilirkişi raporu şu hususları açıkça göstermelidir:

  • Hangi belgelerin, cihazların veya materyalin incelendiği,
  • Hangi ölçüm, analiz veya hesaplama yönteminin kullanıldığı,
  • Varsayımlar ile kesin tespitlerin birbirinden nasıl ayrıştırıldığı,
  • Sonuca hangi mantık zinciriyle ulaşıldığı,
  • Tarafların itirazlarının değerlendirilip değerlendirilmediği.

Sık Rastlanan Eksiklikler

Uygulamada karşılaşılan başlıca eksiklikler şunlardır: İnceleme konusu materyalin eksik olması, keşif yapılmaksızın dosya üzerinden değerlendirme yapılması, güncel olmayan teknik standartların esas alınması, hesaplamaların ara adımlarının gösterilmemesi ve tarafların sunduğu belgelerin hiç değerlendirilmemesi. Örneğin bir trafik kazasında olay yerinde keşif yapılmadan yalnızca tutanaklar üzerinden kusur oranı belirlenmesi veya bir dijital delil incelemesinde orijinal cihaz yerine kopyaların incelenmesi, raporun güvenilirliğini ciddi biçimde zedeler.

Çelişkili Raporlar

Aynı konuda farklı sonuçlara ulaşan birden fazla bilirkişi raporunun bulunması hâlinde, mahkemenin bu raporlardan birini gerekçe göstermeksizin tercih etmesi hukuka aykırıdır. Bu durumda çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden veya Adli Tıp Kurumu gibi uzman bir kurumdan rapor alınması gerekir. Yargıtay, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden kurulan hükümleri eksik inceleme gerekçesiyle bozmaktadır.

İtirazın Hazırlanması

Yöntem ve veri eksikliğine dayalı itirazın etkili olabilmesi için eksikliklerin somut olarak gösterilmesi gerekir. Hangi belgenin incelenmediği, hangi hesaplamanın gösterilmediği ve hangi yöntemin hatalı olduğu tek tek belirtilmelidir. Bu itirazın, CMK m.67/6 uyarınca alınacak bir uzman mütalaasıyla desteklenmesi, mahkemenin ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi yaptırmasını kolaylaştırır.

Netice

Bilirkişi raporu, ancak denetime elverişli olduğu ölçüde delil değeri taşır. Yöntemini ve verisini göstermeyen bir raporun hükme esas alınmaması için savunmanın bu eksiklikleri zamanında ve somut olarak ortaya koyması gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Denetime elverişli rapor ne demektir?

Hangi materyalin incelendiğini, hangi yöntemin kullanıldığını, varsayımlar ile tespitlerin nasıl ayrıştırıldığını ve sonuca hangi gerekçeyle ulaşıldığını açıkça gösteren rapordur.

Dosya üzerinden yapılan inceleme yeterli midir?

Keşif veya yerinde inceleme gerektiren hâllerde yalnızca dosya üzerinden yapılan değerlendirme eksik inceleme niteliği taşıyabilir.

Eksik veriyle hazırlanan rapora ne yapılabilir?

Eksik materyalin tamamlatılması ve ek rapor alınması ya da yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talep edilebilir.

Birbiriyle çelişen raporlar varsa ne olur?

Mahkeme, raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek için yeni bir bilirkişi heyetinden veya Adli Tıp Kurumu gibi uzman bir kurumdan rapor almalıdır.

Uzman mütalaası bu aşamada nasıl kullanılır?

CMK m.67/6 uyarınca alınan uzman mütalaası, raporun yöntem ve veri eksikliklerini teknik olarak ortaya koymak için dosyaya sunulabilir.

Bilirkişi Raporu Sonuca Nasıl Ulaştığını Göstermiyor mu?

Denetime elverişli olmayan raporlara karşı ek rapor, yeni bilirkişi ve uzman mütalaası talepleri sonucu değiştirebilir; raporun teknik eksikliklerini birlikte ortaya koyalım.