Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunda Eleştiri Hakkının Sınırı
TCK m.299 kapsamında sert siyasi eleştiri ile hakaret arasındaki çizgi, Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatları ışığında değerlendirilmektedir.
Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte en sık soruşturma konusu olan suçlardan biri, Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanına hakaret suçudur. Bu dosyalarda çözülmesi gereken asıl mesele, sarf edilen sözün sert bir siyasi eleştiri mi, yoksa cezai yaptırım gerektiren bir hakaret mi olduğudur. İşbu yazıda bu sınırın hangi ölçütlerle çizildiği tetkik edilecektir.
Kanuni Düzenleme
TCK m.299/1’e göre Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun alenen işlenmesi hâlinde verilecek ceza altıda bir oranında artırılır. Kanun koyucu bu fiili, genel hakaret suçunu düzenleyen TCK m.125’ten ayırarak daha ağır bir yaptırıma bağlamış; korunan hukuki değeri, kişinin şeref ve haysiyetinin yanı sıra devletin başı sıfatıyla makamın saygınlığı olarak belirlemiştir.
İfadede isim zikredilmemiş olması tek başına suçun oluşumuna engel teşkil etmez. Kullanılan sözlerden, görselden veya bağlamdan kastedilen kişinin Cumhurbaşkanı olduğu tereddütsüz anlaşılıyorsa mağdurun belirlenebilirliği şartı gerçekleşmiş sayılır.
Eleştiri Hakkının Çerçevesi
Anayasa’nın 26. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi ifade özgürlüğünü teminat altına almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ifade özgürlüğünün yalnızca olumlu karşılanan veya zararsız görülen fikirleri değil, devleti ya da toplumun bir kesimini incitici, şok edici veya rahatsız edici fikirleri de kapsadığını istikrarlı biçimde vurgulamaktadır. Keza siyasetçilerin, sıradan bireylere nazaran daha geniş bir eleştiriye katlanma yükümlülüğü bulunduğu yerleşik içtihat hâlini almıştır.
Bununla birlikte katlanma yükümlülüğü sınırsız değildir. Bir siyasi tutumu, kararı veya politikayı eleştirmek ile kişinin onurunu, ahlakını veya şahsi haysiyetini doğrudan hedef alan küfür ve aşağılayıcı nitelendirmelerde bulunmak arasında esaslı bir fark vardır.
Ayrımda Dikkate Alınan Ölçütler
- İfadenin bir kamusal tartışmaya katkı sunup sunmadığı,
- Sözün bir olgu açıklaması mı, yoksa değer yargısı mı olduğu,
- Değer yargısının olgusal bir temele dayanıp dayanmadığı,
- Kullanılan dilin, eleştirinin özünü aşan gereksiz bir aşağılama ihtiva edip etmediği,
- Paylaşımın bütünü ve yapıldığı siyasi bağlam.
Mahkemelerin bu ölçütleri tek tek tartışmaksızın yalnızca kullanılan kelimeyi esas alarak mahkûmiyet hükmü kurması, gerekçeli karar hakkının ihlali niteliğindedir ve kanun yolu incelemesinde bozma sebebi olarak ileri sürülmelidir.
Anayasa Mahkemesinin Yaklaşımı
Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru kararlarında derece mahkemelerinden, ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik bir toplumda zorunlu olduğunu ilgili ve yeterli gerekçeyle ortaya koymalarını beklemektedir. Eleştirinin bağlamını hiç değerlendirmeyen, cezanın caydırıcı etkisini tartışmayan kararlarda ihlal sonucuna ulaşılabilmektedir. Bu itibarla savunmanın daha ilk ifadeden itibaren bu içtihatlar ışığında kurgulanması, ileride yapılacak bireysel başvurunun da zeminini hazırlar.
Netice
TCK m.299 dosyaları, ifade özgürlüğü ile ceza yaptırımının kesiştiği hassas dosyalardır. Sözün hangi bağlamda, hangi maksatla ve hangi dil kullanılarak söylendiği, sonucu doğrudan tayin eder. Bu nedenle soruşturmanın daha kolluk aşamasında titizlikle takip edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Cumhurbaşkanına hakaret suçunun cezası nedir?
TCK m.299/1 uyarınca bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır; suçun alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır.
Suçun oluşması için isim zikredilmesi şart mıdır?
Hayır. Kullanılan ifade, görsel veya bağlamdan kastedilen kişinin Cumhurbaşkanı olduğu tereddütsüz anlaşılıyorsa isim belirtilmemiş olması suçun oluşumuna engel değildir.
Sert eleştiri suç teşkil eder mi?
Şok edici, rahatsız edici veya sivri dilli eleştiriler ifade özgürlüğü kapsamında kalabilir; ancak kişinin onur ve haysiyetini doğrudan hedef alan küfür ve aşağılayıcı ifadeler bu korumadan yararlanmaz.
Siyasetçilerin eleştiriye katlanma yükümlülüğü daha mı geniştir?
Evet. Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatlarına göre siyasetçiler, sıradan bireylere kıyasla daha ağır eleştirilere katlanmakla yükümlüdür.
Bu suçta şikâyetten vazgeçme mümkün müdür?
Hayır. Suç şikâyete tabi değildir; resen soruşturulur ve kovuşturma Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
Hakkınızda TCK 299 Kapsamında Soruşturma mı Başlatıldı?
Cumhurbaşkanına hakaret isnadında savunmanın ifade özgürlüğü içtihatları ışığında ilk ifadeden itibaren kurgulanması gerekir; paylaşımınızın hukuki değerlendirmesi için bize ulaşabilirsiniz.