İletişim

Palermo Protokolü ve Göçmen Kaçakçılığı

Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Sözleşme ve ek Göçmen Kaçakçılığı Protokolü, TCK m.79’un yorumunda ve uluslararası işbirliğinde temel çerçeveyi oluşturur.

Göçmen kaçakçılığı, doğası gereği sınır ötesi bir suçtur. Bu nedenle bu suçla mücadele, devletlerin tek başına alacağı önlemlerle değil, uluslararası işbirliği ile mümkündür. Bu işbirliğinin temel hukuki çerçevesi, Birleşmiş Milletler tarafından 2000 yılında Palermo’da kabul edilen sözleşme ve protokollerdir.

Sözleşme ve Protokoller

Birleşmiş Milletler Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Sözleşme, örgütlü suçlarla mücadelede devletlerin işbirliğini düzenleyen temel belgedir. Bu sözleşmeye ek olarak kabul edilen Kara, Deniz ve Hava Yoluyla Göçmen Kaçakçılığına Karşı Protokol ile İnsan Ticaretinin, Özellikle Kadın ve Çocuk Ticaretinin Önlenmesi, Durdurulması ve Cezalandırılmasına İlişkin Protokol, bu suçların tanımını ve devletlerin yükümlülüklerini belirler. Türkiye, sözleşme ve her iki protokole de taraftır.

Protokoldeki Tanım

Protokol, göçmen kaçakçılığını doğrudan veya dolaylı olarak mali veya diğer maddi bir menfaat elde etmek amacıyla, bir kişinin vatandaşı veya daimi ikametgâh sahibi olmadığı bir taraf devlete yasal olmayan yollardan girişinin sağlanması olarak tanımlamaktadır. TCK m.79’daki maddi menfaat unsuru, bu tanımla uyumludur.

Göçmenlerin Durumu

Protokolün önemli ilkelerinden biri, kaçakçılığa konu olan göçmenlerin, kaçakçılığın nesnesi olmaları nedeniyle cezai kovuşturmaya tabi tutulmamasıdır. Göçmenler, suçun faili değil, mağdurudur. Bununla birlikte devletlerin göç mevzuatı çerçevesinde idari tedbirler alma yetkisi saklıdır.

Devletlerin Yükümlülükleri

  • Göçmen kaçakçılığını iç hukukta suç olarak tanımlamak,
  • Sınır kontrollerini güçlendirmek ve belge güvenliğini sağlamak,
  • Göçmenlerin hayatını ve temel haklarını korumak,
  • Adli yardımlaşma ve bilgi paylaşımı yoluyla işbirliği yapmak,
  • Denizde kaçakçılığa karşı işbirliği içinde önlem almak.

Uygulamadaki Önemi

Protokol hükümleri, Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca iç hukukun bir parçası olup TCK m.79’un yorumunda dikkate alınır. Özellikle insani yardım amaçlı fiillerin suç kapsamı dışında tutulması ve göçmenlerin mağdur olarak korunması bakımından protokol, savunma açısından da önemli bir dayanak oluşturur.

Sıkça Sorulan Sorular

Palermo Protokolü nedir?

Birleşmiş Milletler Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Sözleşme’ye ek olarak 2000 yılında kabul edilen ve göçmen kaçakçılığı ile insan ticaretine ilişkin protokollerdir.

Türkiye bu protokollere taraf mıdır?

Evet. Türkiye hem sözleşmeye hem de göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretine ilişkin ek protokollere taraftır.

Protokol göçmenleri cezalandırmayı öngörür mü?

Hayır. Protokol, kaçakçılığa konu olan göçmenlerin kaçakçılığın nesnesi olmaları nedeniyle cezai kovuşturmaya tabi tutulmamasını öngörür.

Protokolün TCK m.79’a etkisi nedir?

TCK m.79’daki maddi menfaat unsuru ve suçun tanımı protokolle uyumlu olarak düzenlenmiştir.

Uluslararası işbirliği nasıl sağlanır?

Adli yardımlaşma, suçluların iadesi, bilgi paylaşımı ve ortak soruşturma ekipleri gibi araçlarla sağlanır.

Uluslararası Boyutu Olan Bir Göçmen Kaçakçılığı Dosyasında mı Yer Alıyorsunuz?

Uluslararası sözleşmeler, adli yardımlaşma ve iade süreçleri savunmanın önemli bir parçasıdır; dosyanızın uluslararası boyutunu birlikte değerlendirelim.