İletişim

Spor Antrenörlerinin İş Kanunu Karşısındaki Durumu

Yargıtay 22. Hukuk Dairesine göre aktif sporcu olmayan antrenör ve teknik direktörler İş Kanunu’ndaki sporcu istisnasının dışında kalır ve işçi olarak kabul edilir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun profesyonel sporcuları kanun kapsamı dışında bırakması, uygulamada önemli bir soruyu beraberinde getirmiştir: Sporcuyu yetiştiren antrenör, İş Kanunu kapsamında mıdır, yoksa Borçlar Kanunu kapsamında mıdır? Bu sorunun cevabı, antrenörün kıdem tazminatından iş güvencesine kadar pek çok hakkını doğrudan belirlemektedir.

Normatif Dayanak

Meselenin normatif dayanağı, İş Kanunu’nun istisnaları düzenleyen 4. maddesidir. Anılan hüküm, kanunun sporcular hakkında uygulanmayacağını açıkça öngörmektedir. Ancak kanun koyucu “sporcu” kavramını tanımlamamıştır. Bu boşluk, uygulamada aktif müsabık olmayan ancak spor faaliyetinin içinde yer alan antrenör, teknik direktör, kondisyoner, masör ve benzeri görevlilerin hukuki statüsü bakımından ciddi tereddütler doğurmuştur.

Yargıtay’ın Kararı

Bu konuda Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2016/16083 E., 2016/17467 K. sayılı ve 13.6.2016 tarihli ilamı uygulamayı son derece açık bir şekilde ortaya koymaktadır:

“Sporla doğrudan uğraşan sporcunun İş Kanunu kapsamında kalmadığı açıktır. Ancak doğrudan aktif spor yapmayan, sporcuyu aktif spor yapması için hazırlayan antrenör ile aktif görevi daha çok direktif vermek olan ve takımı başarıya ulaştırma görevi de bulunan teknik direktörün sporcu sayılmaması ve İş Kanunu kapsamında bir işçi olarak kabul edilmesi gerekir.”

Karara konu olayda davacının bir spor kulübü derneğinde voleybol antrenörü olarak çalıştığı ve yarışma ile müsabakalara aktif sporcu olarak katılmadığı tespit edilmiş; bu durumda davaya bakma görevinin iş mahkemelerine ait olduğuna hükmedilmiştir.

İstisnanın Dar Yorumu

Yargıtay’ın yaklaşımı, sporcu istisnasını dar yorumlamakta ve istisnanın yalnızca bizzat müsabakaya katılan sporcuyu kapsadığını ortaya koymaktadır. Bu yorum, istisna hükümlerinin genişletici biçimde uygulanamayacağı yönündeki genel hukuk ilkesiyle de uyumludur. Kanun koyucu sporcuları kapsam dışına alırken, sporcuların kendine özgü sözleşme ve transfer rejimini gözetmiştir; bu gerekçe antrenör ve teknik kadro bakımından geçerli değildir.

Antrenörlerin Hakları

Bu içtihat uyarınca antrenörler, İş Kanunu’nun sağladığı tüm koruyucu hükümlerden istifade edebileceklerdir. Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve otuz işçi şartının sağlanması hâlinde iş güvencesi bu haklar arasındadır. Ayrıca dava açmadan önce arabulucuya başvuru zorunluluğu da bu kişiler bakımından geçerlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Profesyonel sporcular İş Kanunu kapsamında mıdır?

Hayır. İş Kanunu m.4 uyarınca sporcular kanun kapsamı dışındadır.

Antrenörler sporcu sayılır mı?

Hayır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2016/16083 E., 2016/17467 K. sayılı kararına göre doğrudan aktif spor yapmayan, sporcuyu hazırlayan antrenör ile teknik direktör sporcu sayılmaz ve İş Kanunu kapsamında işçidir.

Antrenörün davasına hangi mahkeme bakar?

Antrenörün işçi olarak kabul edilmesi nedeniyle uyuşmazlıklara iş mahkemesi bakar.

Kondisyoner ve masör gibi görevliler de bu kapsamda mıdır?

Yargıtay’ın istisnayı dar yorumlayan yaklaşımı uyarınca, bizzat müsabakaya katılmayan bu görevliler de kural olarak sporcu istisnası dışında kalır.

Antrenörler hangi haklardan yararlanır?

İş Kanunu’nun kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin ve iş güvencesi gibi koruyucu hükümlerinden yararlanabilirler.

Kulübünüzle Bir Alacak veya Fesih Uyuşmazlığı mı Yaşıyorsunuz?

Antrenör ve teknik direktörler İş Kanunu’nun koruyucu hükümlerinden yararlanabilir; alacaklarınızın ve görevli mahkemenin tespiti için bizimle iletişime geçebilirsiniz.