İletişim

Taksirli Suçlarda Güven İlkesi ve Kusurun Tayini

Kurallara uygun hareket eden kişinin başkalarının da kurallara uyacağına güvenebilmesi ve bu güvenin taksirli sorumluluğun sınırını nasıl belirlediği.

Toplumsal hayat, çoğu zaman farkına varmadığımız güven ilişkileri üzerine kuruludur. Yeşil ışıkta kavşağa giren sürücü, diğer yöndeki sürücünün kırmızı ışıkta duracağını varsayar; ameliyathanedeki cerrah, anestezi uzmanının dozu doğru hesapladığını kabul eder. Ceza hukuku da bu gerçekten bağımsız değildir. Literatürde güven ilkesi olarak adlandırılan bu esas, özellikle taksirli suçlarda kusurun tayini bakımından belirleyici bir ölçüt teşkil etmektedir.

İlkenin Mahiyeti

Türk Ceza Kanunu’nun 22. maddesi taksiri, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi şeklinde tanımlamıştır. Ne var ki dikkat ve özen yükümlülüğü sınırsız değildir. Hukuk düzeni, herkesten her an en kötü ihtimali düşünmesini ve diğer insanların kuralları çiğneyeceğini peşinen kabul etmesini beklemez. Aksi hâlde toplumsal hayatın olağan işleyişi imkânsız hâle gelirdi.

Güven ilkesi, işte bu noktada özen yükümlülüğünün sınırını çizer: Kurallara uygun davranan kişi, aksini gösteren somut bir işaret bulunmadıkça başkalarının da kurallara uygun davranacağına güvenebilir ve bu güveninden dolayı kusurlu sayılamaz.

Trafik Kazalarında Uygulama

İlkenin en belirgin uygulama alanı trafik kazalarıdır. Kendi şeridinde, hız sınırlarına riayet ederek seyreden sürücünün, ışık ihlali yapan araçla çarpışması hâlinde kusurun tayininde güven ilkesi mutlaka tetkik edilmelidir. Zira yeşil ışıkta geçen sürücüden kavşakta durması veya her aracın kural ihlali yapacağını öngörmesi beklenemez.

Buna karşılık aşırı hızla kavşağa yaklaşan bir aracı açıkça gören sürücünün, yalnızca ışığa güvenerek hiçbir tedbir almaksızın yoluna devam etmesi hukuken korunmaz. Güven, ancak makul olduğu ölçüde koruma görür.

İlkenin Sınırları

  • Açık ihlal karşısında: Karşı tarafın kurala aykırı davrandığı fark edildiği anda güven ilkesi sona erer ve kaçınma yükümlülüğü başlar.
  • Korunmaya muhtaç kişiler karşısında: Yola fırlama ihtimali yüksek çocuklar, yaşlılar veya engelli bireyler karşısında artırılmış bir özen gerekir.
  • Kendi kural ihlali hâlinde: Kendisi kurala aykırı hareket eden kişinin, başkasının kurala uyacağına güvendiğini ileri sürmesi kural olarak dinlenmez.
  • Gözetim yükümlülüğü bulunan hâllerde: İşveren veya şantiye şefi gibi denetim görevi olanlar, yalnızca güvene dayanarak sorumluluktan kurtulamaz.

Ekip Çalışması ve Tıbbi Müdahaleler

Güven ilkesi, iş bölümüne dayalı faaliyetlerde de önem taşır. Cerrah, hemşire ve anestezi uzmanı her biri kendi görev alanından sorumludur. Ekibin her üyesi, diğerinin kendi işini meslekî standartlara uygun yapacağına kural olarak güvenebilir. Ancak bariz bir hata fark edildiğinde, “bu benim görevim değildi” savunması korunmaz; müdahale yükümlülüğü doğar.

Savunma Bakımından Önemi

Taksirli suç dosyalarında kusur oranı çoğu zaman bilirkişi raporuyla belirlenir. Uygulamada raporların önemli bir kısmının, yalnızca kural ihlallerini sıralayıp tarafların makul beklentilerini tartışmadığı görülmektedir. Güven ilkesini hiç değerlendirmeyen bir rapor, eksik inceleme mahiyetindedir ve itiraza konu edilmelidir. Kusur oranındaki küçük bir değişikliğin dahi TCK m.22/4 uyarınca cezanın belirlenmesine ve hatta HAGB veya erteleme imkânına doğrudan etki ettiği unutulmamalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Güven ilkesi nedir?

Hukuk kurallarına uygun davranan kişinin, aksini gösteren somut bir işaret bulunmadıkça başkalarının da bu kurallara uygun davranacağını varsayabilmesidir.

Güven ilkesi hangi suçlarda önem kazanır?

Özellikle taksirle öldürme ve taksirle yaralama gibi taksirli suçlarda, trafik kazalarında, tıbbi müdahalelerde ve iş kazalarında kusurun tayininde belirleyici rol oynar.

Güven ilkesine her durumda dayanılabilir mi?

Hayır. Karşı tarafın kurala aykırı davranacağını açıkça gören veya makul olarak öngörebilecek kişi, artık bu ilkeye sığınamaz.

Çocuklar ve yaşlılar karşısında güven ilkesi nasıl uygulanır?

Kurallara uygun davranamayacağı açıkça anlaşılan çocuk, yaşlı veya engelli kişiler karşısında güven ilkesi daralır ve sürücüden artırılmış bir özen beklenir.

Ekip hâlinde çalışmada güven ilkesi uygulanır mı?

Uygulanır. Ameliyathanede veya şantiyede her uzman, diğerinin kendi görev alanındaki işi gereği gibi yapacağına kural olarak güvenebilir; ancak açık bir hata fark edildiğinde müdahale yükümlülüğü doğar.

Bilirkişi raporunda güven ilkesinin değerlendirilmemesi itiraz sebebi midir?

Evet. Kusur dağılımını yalnızca kural ihlali üzerinden yapan ve tarafların makul beklentilerini tartışmayan raporlara itiraz edilerek yeni bir rapor alınması talep edilebilir.

Taksirli Bir Suç İsnadıyla mı Karşı Karşıyasınız?

Trafik kazası, tıbbi müdahale veya iş kazası dosyalarında kusur oranı ve bilirkişi raporu cezanın tayininde belirleyicidir; raporun güven ilkesi yönünden tetkiki için bizimle iletişime geçebilirsiniz.