Çocuk Düşürtme Suçu ve Gebelik Süresi
TCK m.99, kadının rızası olmaksızın çocuğunu düşürtmeyi ağır biçimde cezalandırırken, rıza bulunsa dahi on haftayı aşan gebeliklerde müdahaleyi de suç olarak tanımlamaktadır.
Çocuk düşürtme suçları, kadının bedensel bütünlüğü ve üreme sağlığı ile ceninin korunması arasındaki hassas dengeyi gözeten düzenlemelerden oluşur. Türk hukukunda bu dengenin idari çerçevesi 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile çizilmiş; Türk Ceza Kanunu’nun 99 ilâ 101. maddeleri ise bu çerçevenin dışına çıkan müdahaleleri cezai yaptırıma bağlamıştır.
İdari Çerçeve
2827 sayılı Kanun, gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar annenin sağlığı bakımından tıbbi sakınca bulunmadıkça isteği üzerine sonlandırılabileceğini öngörmüştür. Gebelik süresi on haftadan fazla ise rahim tahliyesi ancak annenin hayatını tehdit eden veya doğacak çocuğun ağır özürlü olmasına yol açacak hâllerde, uzman hekim raporuyla yapılabilir. Bu çerçevenin dışındaki müdahaleler ceza hukukunun konusunu oluşturur.
Rıza Olmaksızın Çocuk Düşürtme
TCK m.99/1 uyarınca rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hâl, kadının bedensel bütünlüğüne ve iradesine yönelik ağır bir saldırı niteliğindedir. Kadına zorla ilaç verilmesi veya şiddet uygulanarak düşük yapmasına neden olunması bu kapsamda değerlendirilir.
Rızaya Rağmen Suçun Oluşması
Kadının rızası bulunsa dahi, gebelik süresi on haftadan fazla ise çocuğu düşürten kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hâlde rıza gösteren kadın hakkında da ceza öngörülmüştür. Görüldüğü üzere kanun koyucu, rızanın varlığını suçun ortadan kalkması için yeterli görmemiş, gebelik haftasını bağımsız bir ölçüt olarak benimsemiştir.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Hâller
- Rıza olmaksızın yapılan müdahale sonucunda kadının beden veya ruh sağlığının bozulması,
- Müdahale sonucunda kadının ölümüne neden olunması,
- Kadının rızasıyla, ancak yetkisiz kişilerce yapılan müdahalelerde ağır sağlık sonuçlarının doğması.
Bu hâllerde cezalar önemli ölçüde artırılmaktadır. Bu düzenleme, ruhsatsız ve tıbbi standartlardan uzak müdahalelerin caydırılmasını amaçlamaktadır.
Suç Sonucu Gebelik
Kanun, kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması hâlini ayrıca düzenlemiştir. Bu durumda kanunda öngörülen süre içinde ve kadının rızasıyla, uzman hekimler tarafından hastane ortamında yapılan müdahale nedeniyle ceza verilmez. Bu düzenleme, cinsel saldırı mağduru kadının ikinci kez mağdur edilmemesi amacına hizmet etmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Gebelik hangi süreye kadar talep üzerine sonlandırılabilir?
2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun uyarınca gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar annenin talebiyle sonlandırılabilir; tıbbi zorunluluk hâllerinde bu süre aşılabilir.
Rıza olmaksızın çocuk düşürtmenin cezası nedir?
TCK m.99/1 uyarınca kadının rızası olmaksızın çocuğunu düşürten kişi beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Rıza varsa suç oluşmaz mı?
Gebelik süresi on haftadan fazla ise kadının rızası bulunsa dahi çocuğu düşürten kişi cezalandırılır ve rıza gösteren kadın hakkında da ceza öngörülmüştür.
Müdahale kadının sağlığına zarar verirse ne olur?
Kanun, müdahale sonucunda kadının beden veya ruh sağlığının bozulması ya da ölümü hâlinde cezayı önemli ölçüde artıran neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâller öngörmüştür.
Suç sonucu gebe kalan kadın bakımından özel bir düzenleme var mıdır?
Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması hâlinde, kanunda öngörülen süre ve şartlar dahilinde uzman hekim tarafından yapılan müdahale nedeniyle ceza verilmez.
Gebeliğin Sonlandırılmasıyla İlgili Hukuki Bir Sorunla mı Karşılaştınız?
Rıza, gebelik süresi ve müdahalenin yetkili kişi tarafından yapılıp yapılmadığı sorumluluğu belirler; mağdur veya şüpheli olarak durumunuzu gizlilik içinde birlikte değerlendirelim.