İletişim

Terk Suçu

Yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edemeyecek durumdaki ve koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan kişiyi kaderine terk eden kişi TCK m.97 uyarınca cezalandırılır.

Ceza hukuku kural olarak kişileri aktif davranışlarından sorumlu tutar. Ancak bazı hâllerde hukuk düzeni kişiden belirli bir davranışta bulunmasını bekler ve bu beklentinin karşılanmaması başlı başına suç teşkil eder. Türk Ceza Kanunu’nun 97. maddesinde düzenlenen terk suçu, bu tür suçların en tipik örneklerinden biridir. Bu düzenlemenin temelinde, toplumsal dayanışma ve Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının pozitif koruma boyutu yer alır.

Kanuni Düzenleme

TCK m.97/1 uyarınca yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kaderine terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Koruma ve Gözetim Yükümlülüğü

Suçun faili, herkes olamaz. Failin mağdura karşı bir koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunması şarttır. Bu yükümlülük üç kaynaktan doğabilir:

  • Kanun: Anne ve babanın çocuklarına, vasinin vesayet altındakine karşı yükümlülüğü,
  • Sözleşme: Bakıcı, hemşire veya bakımevi çalışanlarının sözleşmeden doğan yükümlülüğü,
  • Fiilî üstlenme: Yaşlı bir akrabanın bakımını fiilen üstlenmiş kişinin yükümlülüğü.

Mağdurun Durumu

Suçun mağduru, yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edemeyecek durumda olan kişidir. Küçük çocuklar, yatağa bağımlı yaşlılar, ağır engelliler ve bilinç kaybı yaşayan hastalar bu kapsamdadır. Mağdurun kendi başına temel ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamayacağı, somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşma

TCK m.97/2 uyarınca terk nedeniyle mağdur bir hastalığa yakalanır, yaralanır veya ölürse, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre ceza artırılır. Bu durumda failin ağır netice bakımından en azından taksirle hareket etmiş olması aranır.

Uygulamadaki Görünümler

Uygulamada terk suçu; bebeklerin sokağa veya kapı önüne bırakılması, yatalak hasta ebeveynin günlerce yalnız bırakılması, bakımevlerinde yaşlıların temel ihtiyaçlarının karşılanmaması ve çocukların uzun süre gözetimsiz bırakılması gibi olaylarda gündeme gelmektedir. Bu dosyalarda failin yükümlülüğünün kaynağı ile terk fiilinin varlığı, savunma ve iddia bakımından tartışılması gereken temel hususlardır.

Sıkça Sorulan Sorular

Terk suçunun cezası nedir?

TCK m.97/1 uyarınca üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.

Terk suçunun faili kim olabilir?

Mağdura karşı kanundan, sözleşmeden veya fiilî üstlenmeden kaynaklanan bir koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler fail olabilir.

Terk sonucunda mağdur zarar görürse ne olur?

TCK m.97/2 uyarınca terk nedeniyle mağdur bir hastalığa yakalanır, yaralanır veya ölürse netice sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre ceza artırılır.

Yaşlı ebeveynini bakımsız bırakmak terk suçu mudur?

Kendini idare edemeyecek durumdaki yaşlı bir ebeveynin bakımını fiilen üstlenmiş bir kişinin onu kaderine terk etmesi bu suçu oluşturabilir.

Bakımevi çalışanları da sorumlu olur mu?

Evet. Sözleşmeden kaynaklanan koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan bakım kurumu çalışanları da bu suçun faili olabilir.

Bakımı Sizin Sorumluluğunuzda Olan Biri Nedeniyle mi Suçlanıyorsunuz?

Terk suçunda koruma ve gözetim yükümlülüğünün kaynağı ve terk fiilinin varlığı ayrı ayrı tartışılmalıdır; mağdur veya şüpheli olarak dosyanızı birlikte değerlendirelim.