İletişim

Yalan Tanıklık Suçu ve Etkin Pişmanlık

Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle soruşturma veya kovuşturmada ya da tanıklık yapmak üzere yetkili makamlar önünde gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişi TCK m.272 uyarınca cezalandırılır; TCK m.274 kapsamında gerçeği söyleme hâlinde ceza verilmez.

Tanık beyanları, ceza ve hukuk yargılamalarının en sık başvurulan delillerinden biridir. Tanığın gerçeği söylemesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının ve adil bir hükmün verilmesinin temel şartıdır. Bu nedenle gerçeğe aykırı tanıklık, yargının doğru karar verebilme kabiliyetine yönelik ağır bir saldırı olarak kabul edilir ve adliyeye karşı suçlar arasında düzenlenmiştir.

Kanuni Düzenleme

TCK m.272, hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan soruşturmada veya kovuşturmada ya da yemin ettirmeye yetkili bir makam önünde tanık olarak dinlenen kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunmasını cezalandırmaktadır. Yalan tanıklık sonucunda bir kişi hakkında tutuklama veya gözaltı gibi bir koruma tedbiri uygulanmış ya da mahkûmiyet hükmü verilmiş olması hâlinde ceza artırılır.

Suçun Unsurları

  • Failin tanık sıfatıyla dinlenmesi,
  • Beyanın yetkili bir makam önünde yapılması,
  • Beyanın gerçeğe aykırı olması veya gerçeğin gizlenmesi,
  • Failin beyanının gerçeğe aykırı olduğunu bilmesi.

Tanığın olayı yanlış hatırlaması veya yanılgıya düşmesi bu suçu oluşturmaz; suç ancak kasten işlenebilir.

Çekinme Hakkı ile İlişkisi

CMK m.45 uyarınca şüpheli veya sanığın yakınları tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir. Bu hak kendisine hatırlatılmadan dinlenen ve yakınını korumak amacıyla gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişinin durumu ayrıca değerlendirilir. Çekinme hakkının hatırlatılmamış olması, beyanın delil değerini de etkiler.

Etkin Pişmanlık

TCK m.274 uyarınca gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişi, aleyhine tanıklık ettiği kişi hakkında hüküm verilmeden veya hukuki durumu aleyhine bir işlem yapılmadan önce gerçeği söylerse cezalandırılmaz. Gerçeğin daha sonra söylenmesi hâlinde ise aşamasına göre cezada indirim yapılır. Bu düzenleme, haksız bir mahkûmiyetin önüne geçilmesini teşvik etmektedir.

Yargılamanın Yenilenmesi

Hükme etki eden bir tanık beyanının yalan olduğunun sabit olması, CMK m.311 uyarınca hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebebidir. Bu nedenle yalan tanıklık iddiası, yalnızca tanığın cezalandırılması değil, aynı zamanda haksız bir mahkûmiyetin ortadan kaldırılması bakımından da önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yalan tanıklık suçu nedir?

TCK m.272 uyarınca tanık olarak dinlendiği sırada yetkili makamlar önünde gerçeğe aykırı beyanda bulunmaktır.

Tanıklıktan çekinme hakkı bulunan kişi de bu suçtan sorumlu mudur?

Tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmadan dinlenen kişinin yakınını korumak amacıyla gerçeğe aykırı beyanda bulunması hâlinde ceza verilmeyebilir; bu husus somut olayda değerlendirilir.

Yalan tanıklık sonucunda kişi tutuklanırsa ne olur?

Yalan tanıklık sonucunda bir kişi hakkında tutuklama gibi bir koruma tedbiri uygulanmış veya mahkûmiyet hükmü verilmişse ceza artırılır.

Etkin pişmanlık mümkün müdür?

Evet. TCK m.274 uyarınca gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişi, aleyhine tanıklık ettiği kişi hakkında hüküm verilmeden ve hukuki durumu aleyhine bir işlem yapılmadan önce gerçeği söylerse ceza verilmez.

Yalan tanıklık hükmün yenilenmesine sebep olur mu?

Evet. Hükme etki eden tanık beyanının yalan olduğunun sabit olması yargılamanın yenilenmesi sebebidir.

Tanık Olarak Verdiğiniz Bir Beyan Nedeniyle mi Soruşturuluyorsunuz?

Gerçeğe aykırı beyanın düzeltilmesi etkin pişmanlık kapsamında ceza verilmemesini sağlayabilir; beyanınızın ve sürecin hukuki değerlendirmesi için hemen bize ulaşın.