Basın Yoluyla Hakarette Yargıtay’ın Aradığı Dört Unsur
Gerçeğe uygunluk, kamusal ilgi ve toplumsal yarar, güncellik ve şekle uygunluk ölçütlerinden birinin dahi bulunmaması, yayını hukuka aykırı kılar.
Bir şahsın eleştirisini konu edinen yayınlarda kişilik haklarına tecavüz edilebilir. Ne var ki eleştiride bulunmak, hukuk düzenince izin verilen ve hatta demokratik toplum bakımından gerekli olan bir faaliyettir. Bu itibarla basın yoluyla yapılan her sert yayının hukuka aykırı olduğundan söz edilemez. Önemli olan, eleştirinin gereksiz yere kişilik haklarını ihlal etmemesi, haklı veya meşru bir menfaat temelinde yapılmasıdır. Yalnızca hakaret edilmesi, eleştiri addolunamaz.
Yargıtay’ın Belirlediği Ölçütler
Doktrinde yayın yoluyla hakaretin unsurlarına dair muhtelif görüşler bulunmakla birlikte, Yargıtay dört temel unsurun mevcudiyetini aramaktadır. Şöyle ki; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2012/4-1162 E., 2013/631 K. sayılı ve 8.5.2013 tarihli ilamında bu husus şu şekilde ifade edilmiştir:
“Yayın yoluyla yapılan eylemin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup olmadığının saptanmasında, ‘gerçeğe uygunluk’, ‘kamusal ilgi ve toplumsal yarar’, ‘güncellik’ ve ‘şekle uygunluk’ unsurlarının bulunup bulunmadığının araştırılması zorunludur.”
Gerçeğe Uygunluk
Haber, görünürdeki gerçekliğe uygun olmalıdır. Gazeteci, yayınladığı olayın doğruluğunu araştırmakla mükelleftir. Yayınlanacak haber üçüncü kişilere ağır bir zarar verebilecek nitelikteyse, doğruluğun denetlenmesi görevi daha katı ölçütlere bağlanır. Kulaktan dolma bilgilere, teyit edilmemiş iddialara veya tek taraflı beyanlara dayanan yayınlar bu unsuru karşılamaz.
Kamusal İlgi ve Toplumsal Yarar
Haberin konusu, kamuoyunu ilgilendiren bir meseleye ilişkin olmalıdır. Kişinin kamusal faaliyetleri, siyasi tutumları veya toplumu etkileyen kararları bu kapsamdadır. Buna karşılık kişinin özel hayatına ilişkin, toplumsal tartışmaya hiçbir katkı sağlamayan ve yalnızca merak duygusunu tatmin eden yayınlar bu korumadan yararlanmaz.
Güncellik
Haber, yayınlandığı tarih itibarıyla güncel olmalıdır. Yıllar önce yaşanmış ve kamuoyu bakımından önemini yitirmiş bir olayın, herhangi bir yeni gelişme olmaksızın yeniden gündeme getirilmesi, güncellik unsurunu karşılamaz ve kişinin unutulma hakkıyla çatışabilir.
Şekle Uygunluk
Haberin veya eleştirinin sunuluş biçimi ile konusu arasında düşünsel bir bağ bulunmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2009/9-190 E., 2009/253 K. sayılı ve 3.11.2009 tarihli ilamında da vurgulandığı üzere, eleştirinin doğasından kaynaklanan sertlik suç oluşturmaz; eleştiri övgü olmadığına göre sert, kırıcı ve incitici olması da doğaldır. Ancak eleştiri hak ve görevi kötüye kullanılmamalı, yazıda küçültücü, incitici ve abartılı sözlerden kaçınılmalıdır.
Netice
Yargıtay Hukuk ve Ceza Genel Kurullarının içtihatlarındaki ortak nokta, bu dört unsurun mevcut olup olmadığının tetkik edilmesi zaruretidir. Kişilik haklarını ihlal eden bir yayında bu unsurlardan birinin dahi bulunmaması hâlinde, hem cezai sorumluluk hem de tazminat sorumluluğu doğacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Basın yoluyla hakarette Yargıtay hangi unsurları arar?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Ceza Genel Kurulu içtihatlarına göre gerçeğe uygunluk, kamusal ilgi ve toplumsal yarar, güncellik ve şekle uygunluk unsurlarının bulunup bulunmadığı araştırılır.
Gerçeğe uygunluk mutlak doğruluk mu demektir?
Hayır. Görünürdeki gerçeklik yeterlidir; ancak gazeteci haberin doğruluğunu objektif olarak güven verici kaynaklarla araştırmakla yükümlüdür.
Şekle uygunluk unsuru neyi ifade eder?
Haberin veya eleştirinin, konusuyla düşünsel bağı bulunan, küçültücü, incitici ve abartılı sözlerden arındırılmış bir dille sunulmasını ifade eder.
Unsurlardan biri eksikse ne olur?
Sayılan öğelerden birinin olmaması hâlinde haber verme ve eleştiri hakkından söz edilemez ve eylem hukuka aykırı hâle gelir.
Basın yoluyla hakaret cezayı artırır mı?
Evet. Hakaretin basın ve yayın yoluyla işlenmesi aleniyet kapsamında değerlendirilir ve TCK m.125/4 uyarınca ceza altıda bir oranında artırılır.
Hem ceza hem tazminat yoluna başvurulabilir mi?
Evet. Unsurların bulunmaması hâlinde hem cezai sorumluluk hem de tazminat sorumluluğu doğar; iki yol birbirinden bağımsız olarak işletilebilir.
Hakkınızda Yapılan Bir Yayın Kişilik Haklarınızı mı Zedeledi?
Haberin dört unsur bakımından tetkiki, hem ceza şikâyetinin hem de tazminat davasının temelini oluşturur; yayının hukuki değerlendirmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.