Zamanaşımının Durması ve Kesilmesi
Belirli işlemler dava zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar; ancak kesilme hâlinde süre kanunda belirtilen sürenin en fazla yarısına kadar uzayabilir.
Dava zamanaşımı süresinin hesabı, yalnızca suçun işlendiği tarihten itibaren geçen sürenin hesaplanmasından ibaret değildir. Yargılama sürecinde yapılan bazı işlemler süreyi keser, bazı durumlar ise sürenin işlemesini durdurur. Bu hâllerin doğru uygulanması, zamanaşımının gerçekte dolup dolmadığının tespiti bakımından belirleyicidir.
Zamanaşımının Durması
TCK m.67/1 uyarınca soruşturma ve kovuşturma yapılmasının izin veya karar alınması ya da diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde, izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu kararı verilen suçlu hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. Örneğin kamu görevlileri hakkında soruşturma izni beklenmesi veya bir hukuk davasının sonucunun bekletici mesele yapılması bu kapsamdadır.
Zamanaşımının Kesilmesi
TCK m.67/2 uyarınca bir suç ile ilgili olarak aşağıdaki işlemler dava zamanaşımını keser:
- Şüpheli veya sanıklardan birinin ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
- Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
- Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
- Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkûmiyet kararı verilmesi.
Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla işlemin bulunması hâlinde, zamanaşımı süresi son kesme işleminden itibaren yeniden işlemeye başlar.
Azami Süre Sınırı
Kesilme hâllerinin sınırsız biçimde süreyi uzatmasını önlemek amacıyla kanun bir üst sınır getirmiştir. TCK m.67/4 uyarınca kesilme hâlinde zamanaşımı süresi, ilgili suç için kanunda belirtilen sürenin en fazla yarısına kadar uzar. Örneğin sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi bir suçta, kesilme sebepleri ne olursa olsun azami süre on iki yıldır.
Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar
Zamanaşımı hesabı yapılırken dosyadaki tüm işlemlerin tarih sırasıyla çıkarılması ve hangilerinin kesme veya durma sebebi olduğunun ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Özellikle uzun yıllar süren dosyalarda, ifade alma, iddianame ve mahkûmiyet tarihleri ile bozma kararlarının tarihleri birlikte değerlendirilmelidir. Azami sürenin dolmuş olması hâlinde, yargılama hangi aşamada olursa olsun davanın düşmesine karar verilmesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Zamanaşımının durması ne demektir?
Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının izin veya karar alınmasına ya da başka bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı olduğu hâllerde, bu izin veya karar alınıncaya kadar zamanaşımının işlememesidir.
Hangi işlemler zamanaşımını keser?
TCK m.67/2 uyarınca şüpheli veya sanığın ifadesinin alınması ya da sorguya çekilmesi, tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı verilmesi zamanaşımını keser.
Kesilmenin sonucu nedir?
Zamanaşımı kesildiğinde süre yeniden işlemeye başlar.
Kesilme ile süre sınırsız uzar mı?
Hayır. TCK m.67/4 uyarınca kesilme hâlinde zamanaşımı süresi, ilgili suç için kanunda belirtilen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.
Mahkûmiyet kararının bozulması zamanaşımını etkiler mi?
Bozulan mahkûmiyet kararı da kesilme sebebi olarak dikkate alınır; ancak azami süre sınırı her durumda geçerlidir.
Zamanaşımı Hesabınızda Kesilme ve Durma Hâlleri Doğru mu Uygulandı?
Kesilme ve durma hâllerinin hatalı uygulanması zamanaşımının gözden kaçmasına yol açar; dosyanızdaki işlemleri tarih sırasıyla inceleyerek hesabı birlikte yapalım.