İletişim

Ceza Davası ile Manevi Tazminat Davasının İlişkisi

Suç teşkil eden bir fiil aynı zamanda haksız fiildir; hukuk hâkimi ceza mahkemesinin beraat kararıyla bağlı değildir, ancak ceza zamanaşımının daha uzun olması tazminat talebinin süresini uzatır.

Ceza hukuku ile özel hukuk sorumluluğu birbirinden bağımsız, ancak birbirini etkileyen iki alandır. Bir fiilin suç teşkil etmesi, aynı zamanda haksız fiil oluşturması sonucunu doğurur. Bu nedenle suçtan zarar gören kişi, faile karşı hem ceza yargılamasında hem de hukuk mahkemesinde hak arama imkânına sahiptir.

Hukuki Dayanak

Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Manevi tazminat ise TBK’nın 56 ve 58. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK m.58 uyarınca kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. TBK m.56 ise bedensel bütünlüğün zedelenmesi ve ölüm hâllerinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarının manevi tazminat isteyebileceğini düzenler.

Diğer Giderim Biçimleri

TBK m.58 uyarınca hâkim, manevi tazminatın ödenmesi yerine diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir. Özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Bu imkân, özellikle kişinin itibarının kamuoyu önünde zedelendiği hakaret ve iftira olaylarında önem taşır.

İki Yargılama Arasındaki İlişki

TBK m.74 uyarınca hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığına, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz. Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında, ceza mahkemesinin kesinleşmiş mahkûmiyet kararındaki maddi olgu tespitleri hukuk hâkimi bakımından bağlayıcı kabul edilmektedir.

Zamanaşımı

TBK m.72 uyarınca tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Bu kural, ağır suçların mağdurlarına daha uzun bir hak arama süresi tanımaktadır.

Uygulamaya Dönük Değerlendirme

  • Ceza davası sırasında toplanan deliller tazminat davasında da kullanılabilir.
  • Ceza davasının sonucu beklenmeden tazminat davası açılabilir; mahkeme gerekirse bekletici mesele yapabilir.
  • Beraat kararı tazminat talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
  • Zamanaşımı hesabında ceza zamanaşımı süresinin uzunluğu gözetilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Suç teşkil eden fiil için tazminat istenebilir mi?

Evet. TBK m.49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür; suç teşkil eden fiil aynı zamanda haksız fiildir.

Manevi tazminatın dayanağı nedir?

Kişilik hakkının zedelenmesi hâlinde TBK m.58, bedensel bütünlüğün zedelenmesi ve ölüm hâllerinde ise TBK m.56 uygulanır.

Hukuk hâkimi ceza kararıyla bağlı mıdır?

TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir; ancak mahkûmiyet kararındaki maddi olgu tespitleri dikkate alınır.

Tazminat davası ne zaman zamanaşımına uğrar?

TBK m.72 uyarınca öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde on yıldır; fiil ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç ise bu süre uygulanır.

Hâkim para dışında başka bir giderim biçimine karar verebilir mi?

Evet. TBK m.58 uyarınca hâkim, saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

Uğradığınız Suç Nedeniyle Tazminat da Talep Etmek mi İstiyorsunuz?

Ceza ve tazminat süreçlerinin birlikte planlanması hem ispatı kolaylaştırır hem de zamanaşımı riskini azaltır; taleplerinizin kapsamını birlikte belirleyelim.