Kasten Öldürmeye Teşebbüs ile Yaralama Ayrımı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama ayrımında kullanılan aletin niteliğini, darbe sayısını ve şiddetini, hedef alınan bölgeyi ve failin eylemine son veriş biçimini birlikte değerlendirmektedir.
Hayata karşı suçlar, ceza hukukunun koruduğu hukuki değerler hiyerarşisinin en tepesinde yer alan yaşam hakkına yönelen fiilleri kapsar. Bu suçlarda uygulamada en çok tartışılan husus, ölümle sonuçlanmayan bir saldırının kasten öldürmeye teşebbüs mü yoksa kasten yaralama mı olduğudur. Bu ayrım, cezayı yıllarca değiştirecek ölçüde belirleyicidir.
Kasten Öldürme
TCK m.81 uyarınca bir insanı kasten öldüren kişi müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun manevi unsuru kasttır; failin öldürme neticesini bilerek ve isteyerek hareket etmesi aranır. Neticenin gerçekleşmemesi hâlinde ise teşebbüs hükümleri uygulanır. Burada belirleyici olan, failin kastının öldürmeye mi yoksa yalnızca yaralamaya mı yönelik olduğudur.
Yargıtay’ın Ölçütleri
Failin iç dünyasındaki kastın doğrudan tespiti mümkün olmadığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu ayrımda dış olgulardan hareket etmektedir. Değerlendirmede dikkate alınan başlıca ölçütler şunlardır:
- Kullanılan silahın veya aletin niteliği ve öldürmeye elverişliliği,
- Darbe veya atış sayısı ile şiddeti,
- Hedef alınan bölgenin hayati bir bölge olup olmadığı,
- Fail ile mağdur arasındaki önceki ilişki ve husumet,
- Olayın başlangıcı ve gelişimi,
- Failin eylemine kendiliğinden mi yoksa bir engel nedeniyle mi son verdiği,
- Mağdurdaki yaralanmanın niteliği ve ağırlığı.
Eyleme Son Veriş Biçimi
Bu ölçütler arasında özellikle önemli olanı, failin eylemine nasıl son verdiğidir. Failin, öldürme imkânı bulunduğu hâlde kendiliğinden saldırıyı bırakması, kastının öldürmeye yönelik olmadığının güçlü bir göstergesidir. Buna karşılık failin araya giren kişiler tarafından engellenmesi veya mağdurun kaçarak kurtulması, öldürme kastının varlığına işaret edebilir.
Gönüllü Vazgeçme
TCK m.36 uyarınca fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını ya da neticenin gerçekleşmesini önlerse teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz. Ancak tamamlanmış kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır. Örneğin öldürme kastıyla saldırıya başlayıp gönüllü olarak vazgeçen fail, yalnızca gerçekleşen yaralamadan sorumlu tutulur.
Savunma Bakımından
Bu dosyalarda olay yeri incelemesi, kamera kayıtları, adli tıp raporları ve tanık beyanları, olayın anbean yeniden kurulmasını sağlar. Savunmanın, yukarıdaki ölçütlerin her birini somut olayın delilleri karşısında tartışması ve kastın öldürmeye değil yaralamaya yönelik olduğunu ortaya koyması, sonucu belirleyen en önemli adımdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kasten öldürme suçunun cezası nedir?
TCK m.81 uyarınca müebbet hapis cezasıdır.
Öldürmeye teşebbüs ile yaralama nasıl ayrılır?
Kullanılan aletin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, vurulan bölgenin hayati olup olmadığı, fail ile mağdur arasındaki önceki ilişki ve failin eylemini kendiliğinden mi yoksa engel nedeniyle mi bıraktığı birlikte değerlendirilir.
Tek bir bıçak darbesi öldürmeye teşebbüs sayılır mı?
Darbenin hayati bölgeye yönelmesi ve şiddeti gibi diğer ölçütlerle birlikte değerlendirilir; tek darbe tek başına belirleyici değildir.
Fail kendiliğinden vazgeçerse ne olur?
TCK m.36 uyarınca failin gönüllü vazgeçmesi hâlinde teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; ancak tamamlanmış kısım ayrı bir suç oluşturuyorsa yalnızca o suçun cezası verilir.
Olası kast bu suçlarda nasıl uygulanır?
Fail neticeyi öngörmesine rağmen kabullenerek hareket etmişse olası kast söz konusudur ve kasten öldürme bakımından ceza indirilerek uygulanır.
Yaralama Olayı Öldürmeye Teşebbüs Olarak mı Nitelendirildi?
Suç vasfındaki bu fark cezayı yıllarca değiştirir; olayın ölçütler ışığında yeniden değerlendirilmesi ve savunmanın buna göre kurulması için bize ulaşın.