Mutlak Butlan ve İptal Edilebilirlik
Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı ya da konusu imkânsız olan sözleşmeler TBK m.27 uyarınca kesin olarak hükümsüzdür; irade sakatlığı ile kurulan sözleşmeler ise bir yıl içinde iptal edilebilir.
Sözleşmelerin hukuki sonuç doğurabilmesi için kanunun aradığı geçerlilik şartlarını taşıması gerekir. Bu şartlara aykırılığın türüne göre, sözleşme ya baştan itibaren hiçbir hukuki sonuç doğurmaz ya da geçerli olmakla birlikte iptal edilebilir. Bu iki kurum arasındaki ayrım, hakkın kullanılma süresi ve kimin tarafından ileri sürülebileceği bakımından büyük önem taşır.
Kesin Hükümsüzlük
TBK m.27/1 uyarınca kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Kesin hükümsüz sözleşmeler baştan itibaren hiçbir hukuki sonuç doğurmaz. Bu hükümsüzlük, herkes tarafından ve her zaman ileri sürülebilir ve hâkim tarafından resen gözetilir. Ayrıca şekil şartına uyulmadan yapılan sözleşmeler de kural olarak geçersizdir.
Kısmi Hükümsüzlük
TBK m.27/2 uyarınca sözleşmeyi oluşturan hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur. Örneğin bir kira sözleşmesindeki kanuna aykırı bir ceza koşulu hükümsüz olsa bile, sözleşmenin diğer hükümleri geçerliliğini korur.
İptal Edilebilirlik
- Yanılma: TBK m.30 uyarınca sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf sözleşmeyle bağlı değildir.
- Aldatma: TBK m.36 uyarınca karşı tarafın aldatmasıyla sözleşme yapan taraf, yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir.
- Korkutma: TBK m.37 uyarınca karşı tarafın veya üçüncü kişinin korkutmasıyla sözleşme yapan taraf sözleşmeyle bağlı değildir.
- Aşırı yararlanma: TBK m.28 uyarınca zor durumda kalma, düşüncesizlik veya deneyimsizlikten yararlanılarak edimler arasında açık oransızlık bulunan sözleşmeler.
Hak Düşürücü Süre
TBK m.39 uyarınca yanılma veya aldatma sebebiyle sözleşmeyle bağlı olmayan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği, korkutma sebebiyle sözleşmeyle bağlı olmayan taraf ise korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını karşı tarafa bildirmez veya verdiğini geri istemezse, sözleşmeyi onaylamış sayılır. Aşırı yararlanmada ise TBK m.28/2 uyarınca bu süre bir yıl, her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıldır.
Sıkça Sorulan Sorular
Mutlak butlan nedir?
Sözleşmenin baştan itibaren hiçbir hukuki sonuç doğurmamasıdır; TBK m.27 uyarınca emredici hükümlere, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.
Mutlak butlan süreye tabi midir?
Hayır. Kesin hükümsüzlük her zaman ileri sürülebilir ve hâkim tarafından resen gözetilir.
İptal edilebilirlik nedir?
Yanılma, aldatma veya korkutma gibi irade sakatlıklarıyla kurulan sözleşmelerin, sakat iradeli tarafça iptal edilebilmesidir.
İrade sakatlığında süre nedir?
TBK m.39 uyarınca yanılma veya aldatmanın öğrenildiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıldır.
Kısmi hükümsüzlük nedir?
TBK m.27/2 uyarınca sözleşmeyi oluşturan hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması diğerlerinin geçerliliğini etkilemez; ancak bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.
Yaptığınız Bir Sözleşmenin Geçersiz Olduğunu mu Düşünüyorsunuz?
Kesin hükümsüzlük her zaman ileri sürülebilirken irade sakatlığı bir yıllık hak düşürücü süreye bağlıdır; sözleşmenizi ve sürelerinizi birlikte değerlendirelim.