İş Kazasında Bilirkişi Raporu ve Kusur Oranı
İş kazası ceza dosyalarında kusur oranını belirleyen bilirkişi raporunun iş güvenliği mevzuatı, olay yeri incelemesi ve tüm tarafların sorumlulukları bakımından eksiksiz olması gerekir.
İş kazasından kaynaklanan ceza davalarında sonucu belirleyen en önemli delil, kusur oranını tespit eden bilirkişi raporudur. Zira taksirli suçlarda ceza, failin kusuruna göre belirlenir ve birden fazla kişinin kusuru bulunan olaylarda her failin cezası kendi kusuruna göre ayrı ayrı tayin edilir. Bu nedenle bilirkişi raporunun içeriği, hem işveren hem de kazazede ve yakınları bakımından hayati önem taşır.
Raporun İçermesi Gereken Hususlar
İş kazası dosyalarında hazırlanan bilirkişi raporunun denetime elverişli olabilmesi için şu hususları ihtiva etmesi gerekir:
- Olay yerinde yapılan keşif ve teknik inceleme,
- İş yerinde risk değerlendirmesinin yapılıp yapılmadığı ve güncel olup olmadığı,
- Çalışana verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin kayıtları,
- Kişisel koruyucu donanımın sağlanıp sağlanmadığı ve kullanımının denetlenip denetlenmediği,
- İş ekipmanlarının periyodik kontrol ve bakım kayıtları,
- İşveren, işveren vekili, iş güvenliği uzmanı, alt işveren ve kazazedenin kusurlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi.
Sık Rastlanan Eksiklikler
Uygulamada bilirkişi raporlarının bir kısmının olay yeri incelemesi yapılmadan yalnızca dosya üzerinden hazırlandığı, mevzuatın hangi hükmünün ihlal edildiğini somut olarak göstermediği veya taraflardan birinin kusurunu hiç tartışmadığı görülmektedir. Bu tür eksiklikler, raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle itiraz konusu yapılmalıdır.
Ceza ve Tazminat Davalarındaki Raporlar
İş kazaları çoğu zaman hem ceza davasına hem de iş mahkemesinde görülen tazminat davasına konu olur. Bu iki yargılamada farklı bilirkişi raporları alınabilir ve raporlar arasında çelişkiler ortaya çıkabilir. Yargıtay, aynı olaya ilişkin farklı yargılamalardaki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesini aramakta; kesinleşmiş ceza mahkûmiyetindeki maddi olgu tespitlerinin tazminat davasında da dikkate alınmasını beklemektedir.
Kusur Oranının Cezaya Etkisi
Kusur oranındaki küçük bir değişiklik, cezanın miktarını ve dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya seçenek yaptırım gibi imkânlardan yararlanılmasını doğrudan etkiler. Bu nedenle rapora itiraz, gerekirse uzman mütalaasıyla desteklenerek ve somut gerekçelerle yapılmalıdır.
Kazazede ve Yakınları Bakımından
Kazazede veya yakınları bakımından da raporun içeriği önem taşır. İşverenin kusurunun eksik değerlendirilmesi, hem ceza yargılamasının sonucunu hem de tazminat davasındaki talepleri olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle katılan vekilinin de raporu titizlikle incelemesi ve gerektiğinde itiraz etmesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
İş kazası dosyalarında kusur oranını kim belirler?
Kusur oranı, iş güvenliği alanında uzman bilirkişiler tarafından hazırlanan raporla belirlenir; mahkeme raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir.
Rapor hangi hususları içermelidir?
Olay yeri incelemesi, risk değerlendirmesinin varlığı, eğitim kayıtları, kişisel koruyucu donanım, iş ekipmanlarının bakım kayıtları ve tüm tarafların kusurlarının ayrı ayrı değerlendirilmesini içermelidir.
Rapora itiraz edilebilir mi?
Evet. Eksik inceleme, hatalı mevzuat uygulaması veya taraflardan birinin kusurunun değerlendirilmemesi gibi gerekçelerle itiraz edilerek yeni rapor talep edilebilir.
Ceza ve tazminat davalarındaki raporlar farklı olabilir mi?
Evet. Farklı yargılamalarda farklı bilirkişi raporları alınabilir; raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerekir.
Kusur oranı cezayı nasıl etkiler?
Taksirli suçlarda ceza failin kusuruna göre belirlendiğinden, kusur oranı cezanın miktarını ve dolayısıyla HAGB, erteleme gibi imkânlardan yararlanılmasını doğrudan etkiler.
İş Kazası Dosyanızdaki Kusur Raporu Gerçeği Yansıtmıyor mu?
Kusur oranındaki küçük bir değişiklik cezanın miktarını ve HAGB imkânını doğrudan etkiler; bilirkişi raporuna itirazınızı teknik dayanaklarıyla birlikte hazırlayalım.