Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmelerinin İç Hukuktaki Yeri
Anayasa m.90 uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi hâlinde milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.
Hukuk düzeni, normlar arasında bir hiyerarşiye dayanır. Bu hiyerarşide Anayasa en üstte yer alır; kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve yönetmelikler ise Anayasa’ya uygun olmak zorundadır. Uluslararası antlaşmaların bu hiyerarşideki yeri ise Anayasa’nın 90. maddesi ile belirlenmiştir. Bu düzenleme, özellikle temel hak ve özgürlüklerin korunması bakımından büyük önem taşır.
Anayasa’nın 90. Maddesi
Anayasa’nın 90. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.
Temel Haklara İlişkin Sözleşmeler
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve protokolleri,
- Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi,
- Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi,
- Çocuk Haklarına Dair Sözleşme,
- İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme.
Uygulamadaki Sonuçları
Bu düzenleme gereğince mahkemeler, temel hak ve özgürlüklere ilişkin bir uyuşmazlıkta kanun hükmü ile uluslararası sözleşme hükmü arasında çatışma bulunduğunu tespit ederse, sözleşme hükmünü uygulamak zorundadır. Yargıtay ve Danıştay, AİHS hükümlerini ve AİHM içtihatlarını kararlarında doğrudan uygulamaktadır. Ayrıca Anayasa Mahkemesi de bireysel başvuruları incelerken AİHM içtihatlarını esas almaktadır.
Savunmada Kullanımı
Bu nedenle hem ceza hem hukuk hem de idari yargılamalarda, kanun hükümlerinin yanında uluslararası insan hakları sözleşmelerine ve AİHM içtihatlarına dayanılması etkili bir savunma aracıdır. Özellikle ifade özgürlüğü, kişi özgürlüğü, adil yargılanma hakkı ve özel hayata saygı gibi alanlarda bu güvencelerin dilekçelerde açıkça ileri sürülmesi, sonraki bireysel başvuru aşaması bakımından da önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde midir?
Anayasa m.90 uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir.
İnsan hakları sözleşmeleri kanunlara üstün müdür?
Evet. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmalar ile kanunlar arasında çatışma olması hâlinde antlaşma hükümleri esas alınır.
Bu sözleşmeler hakkında Anayasa Mahkemesine başvurulabilir mi?
Anayasa m.90 uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar hakkında Anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
Mahkemeler AİHS’i doğrudan uygulayabilir mi?
Evet. Mahkemeler, temel haklara ilişkin uyuşmazlıklarda AİHS hükümlerini ve AİHM içtihatlarını doğrudan dikkate almakla yükümlüdür.
Hangi sözleşmeler bu kapsamdadır?
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve protokolleri, BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve İşkenceye Karşı Sözleşme gibi temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmalardır.
Davanızda Uluslararası Sözleşmelere Dayanmak mı İstiyorsunuz?
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve diğer insan hakları sözleşmeleri iç hukukta doğrudan uygulanabilir ve kanunlara üstündür; bu güvenceleri savunmanızda birlikte kullanalım.