İletişim

Anayasa Mahkemesinde Kabul Edilebilirlik Ölçütleri

Bireysel başvuruların esastan incelenebilmesi için başvurunun süresinde yapılması, iç hukuk yollarının tüketilmesi, başvurucunun mağdur sıfatının bulunması ve başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmaması gibi ölçütleri taşıması gerekir.

Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuruların önemli bir kısmı, esas incelemeye geçilmeden kabul edilebilirlik aşamasında reddedilmektedir. Bu durum, başvuruların kanunda öngörülen kabul edilebilirlik ölçütlerine uygun şekilde hazırlanmamasından kaynaklanmaktadır. Bu ölçütlerin bilinmesi, başvurunun esastan incelenebilmesinin ön şartıdır.

Usule İlişkin Ölçütler

  • Süre: Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği veya başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır.
  • İç hukuk yollarının tüketilmesi: İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmesi gerekir.
  • Mağdur sıfatı: Başvurucunun ihlalden doğrudan, kişisel ve güncel olarak etkilenmiş olması gerekir.
  • Konu bakımından yetki: İhlal edildiği iddia edilen hakkın hem Anayasa’da hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye’nin taraf olduğu protokollerinde güvence altına alınmış olması gerekir.

Açıkça Dayanaktan Yoksunluk

Uygulamada başvuruların en sık reddedildiği gerekçe, açıkça dayanaktan yoksunluktur. Bu kapsamda en çok karşılaşılan durum, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurulardır. Anayasa Mahkemesi, delillerin değerlendirilmesi ve kanunun yorumu gibi derece mahkemelerinin takdirine bırakılan hususları, açık bir keyfilik veya bariz takdir hatası bulunmadıkça inceleyemez. Bu nedenle başvuruda, derece mahkemesi kararının sonucuna itiraz edilmesi değil, temel bir hakkın nasıl ihlal edildiğinin somut olarak ortaya konulması gerekir.

Anayasal ve Kişisel Önem

6216 sayılı Kanun m.48/2 uyarınca Anayasa Mahkemesi, anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir. Bu ölçüt, özellikle düşük miktarlı uyuşmazlıklar bakımından uygulanmaktadır.

Başvurunun Hazırlanması

Başvuru formunda olayların özetlenmesi, ihlal edildiği ileri sürülen hakların açıkça belirtilmesi, ihlal iddialarının gerekçeleriyle birlikte ortaya konulması ve başvuru yollarının tüketildiğinin gösterilmesi gerekir. Eksik belge ve bilgi içeren başvurular için verilen süre içinde eksiklik tamamlanmazsa başvuru reddedilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kabul edilebilirlik ölçütleri nelerdir?

Başvurunun süresinde yapılması, iç hukuk yollarının tüketilmesi, mağdur sıfatı, Anayasa ve Sözleşme kapsamında ortak bir hakkın ileri sürülmesi ve başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmaması gibi ölçütlerdir.

Açıkça dayanaktan yoksunluk nedir?

Başvurucunun iddialarının bir ihlal olduğuna dair görünür bir emare taşımaması veya kanun yolu şikâyeti niteliğinde olmasıdır.

Kanun yolu şikâyeti ne demektir?

Delillerin değerlendirilmesi ve kanunun yorumu gibi derece mahkemelerinin takdirine bırakılan hususların, açık bir keyfilik bulunmaksızın Anayasa Mahkemesine taşınmasıdır.

Anayasal ve kişisel önem ölçütü nedir?

6216 sayılı Kanun m.48/2 uyarınca anayasanın uygulanması ve yorumlanması ya da temel hakların kapsamının belirlenmesi bakımından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular kabul edilemez bulunabilir.

Kabul edilemezlik kararına itiraz edilebilir mi?

Hayır. Kabul edilemezlik kararları kesindir.

Bireysel Başvurunuzun Kabul Edilemez Bulunmasından mı Endişeleniyorsunuz?

Başvuruların önemli bir kısmı kabul edilebilirlik aşamasında reddedilmektedir; başvurunuzu bu ölçütlere uygun şekilde birlikte hazırlayalım.