Bireysel başvuru, kanun yollarından farklı olarak hükmün hukuka uygunluğunu değil temel hak ihlali bulunup bulunmadığını denetler ve kanun yollarının tüketilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır.
Ceza yargılamalarında en sık ileri sürülen ihlaller; gerekçeli karar hakkı, tanık sorgulama hakkı, makul süre, tutukluluk, kötü muamele yasağı, özel hayat ve ifade özgürlüğü alanlarında yoğunlaşmaktadır.
İç hukuk yollarını ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruyu tüketen kişi, nihai kararın tebliğinden itibaren dört ay içinde Sözleşme haklarının ihlali iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurabilir.
Anayasa Mahkemesi ihlal kararında ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmeder; ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir.
Bireysel başvuruların esastan incelenebilmesi için başvurunun süresinde yapılması, iç hukuk yollarının tüketilmesi, başvurucunun mağdur sıfatının bulunması ve başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmaması gibi ölçütleri taşıması gerekir.
Başvurucunun yaşamı, maddi veya manevi bütünlüğü bakımından ciddi bir tehlike bulunması hâlinde Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sırasında resen veya talep üzerine tedbir kararı verebilir.