İş Kanunu’nun hava taşıma işlerine ilişkin istisnasının yer hizmetleri çalışanlarını kapsayıp kapsamadığı, yapılan işin niteliğine göre değerlendirilir; bu tespit işe iade ve kıdem tazminatı haklarını doğrudan etkiler.
Toplu iş sözleşmesi veya disiplin yönetmeliğindeki usule aykırı olarak verilen ya da somut olaya uymayan disiplin cezalarının iptali talep edilebilir; sicile işlenen haksız cezalar ilerideki fesihlerin dayanağı olabileceğinden önemlidir.
Havacılık emniyet kültürü, ihlalleri raporlayan personelin cezalandırılmamasını esas alır; emniyet raporu sebebiyle yapılan fesih, fesih hakkının kötüye kullanılması olarak tazminat doğurabilir.
Türk Borçlar Kanunu rekabet yasağının geçerliliğini yazılı şekle, işçinin ehliyetine ve yer, zaman ile iş türü bakımından makul sınırlara bağlar; pilotların başka bir havayolunda çalışmasını süresiz engelleyen kayıtlar geçersizdir.
Gebelik sebebiyle uçuş görevinden alınan kabin memurunun sözleşmesinin feshedilmesi, cinsiyete dayalı ayrımcılık yasağına ve feshin son çare olması ilkesine aykırılık teşkil edebilir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesine göre kilo sınırını aşan kabin memuruna makul süre verilmesi, kilo verememenin sağlık sebebine dayanıp dayanmadığının araştırılması ve yer hizmetlerinde istihdam imkânının değerlendirilmesi gerekir.
Havayolu çalışanlarının disiplin soruşturmalarında verdikleri savunmalar, sonradan açılacak iş davasının kaderini belirlediğinden hukuki dayanaklı bir savunma metni hazırlanması büyük önem taşır.
Sağlık raporları nedeniyle iş ilişkisinin çekilmez hâle geldiği iddiasıyla yapılan fesihlerde, toplu iş sözleşmesindeki hastalık izni hükümleri ve raporların kaynağı mutlaka tetkik edilmelidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, İş Kanunu’na tabi olmayan kabin memurunun sigortalılık ve prim şartını doldurarak yaptığı feshi haklı saymış ve Borçlar Kanunu temelinde makul bir tazminat talep edilebileceğini kabul etmiştir.
Uçuş saati ödemeleri, yurt dışı harcırahları ve benzeri ödemelerin ücretin parçası mı yoksa masraf karşılığı mı olduğu, tazminat hesabını doğrudan etkiler; bu ayrım ödemenin niteliğine ve sürekliliğine göre yapılır.
Borçlar Kanunu’na tabi uçucu personelin hizmet sözleşmesinden doğan alacakları beş yıllık zamanaşımına tabidir; her alacak kaleminin muacceliyet tarihinin ayrı ayrı belirlenmesi hak kaybını önler.
Sendikal örgütlenme, İş Kanunu kapsamı dışında kalan havayolu çalışanlarının toplu iş sözleşmesi yoluyla güvence kazanmasının başlıca aracıdır; sendika üyeliği sebebiyle yapılan ayrımcılık ve fesihler sendikal tazminat doğurur.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, İş Kanunu’na tabi olmayan kabin memurunun haklı feshinde kıdem tazminatı yerine Borçlar Kanunu’na dayalı makul bir tazminat talep edilebileceğini kabul etmiştir; bu tazminatın ölçütleri ise somut olaya göre belirlenir.
Pilotun lisansının veya sağlık sertifikasının geçici olarak askıya alınması, sözleşmenin askıya alınması ve yeniden kazanım imkânları değerlendirilmeden doğrudan fesih sebebi yapılamaz.
Sağlık sebebiyle uçuculuk vasfını yitiren personelin sözleşmesi doğrudan feshedilemez; Yargıtay, feshin son çare olması ilkesi gereğince yer hizmetlerinde istihdam imkânının araştırılmasını zorunlu görmektedir.
Sivil havacılık mevzuatındaki uçuş görev ve dinlenme sınırları emniyet amaçlı kamu düzeni kurallarıdır; bu sınırların aşılmasına zorlanan çalışan görevi reddettiği için yaptırıma maruz bırakılamaz.
Türk Borçlar Kanunu hizmet sözleşmelerinde yalnızca işçi aleyhine konulan ceza koşulunu geçersiz saymıştır; pilot ve kabin memurlarının sözleşmelerindeki tek taraflı cezai şartlar bu sebeple mahkemece hükümsüz kabul edilebilir.
Türk Borçlar Kanunu işverene her hafta bir tam çalışma günü tatil verme borcu yükler; uçuş planlamasının niteliği tatilin pazar günü kullanılmasını engellese de haftalık bir tam gün tatil hakkı ortadan kalkmaz.
Türk Borçlar Kanunu en az bir yıl çalışmış işçiye yılda en az iki hafta, on sekiz yaşından küçük ve elli yaşından büyüklere en az üç hafta ücretli izin tanır; bu haktan para karşılığında feragat edilemez.
Türk Borçlar Kanunu belirsiz süreli hizmet sözleşmelerinde kıdeme göre iki, dört ve altı haftalık fesih bildirim süreleri öngörür; bu süreler sözleşmeyle kısaltılamaz, ancak uzatılabilir.
İş güvencesinden yararlanamayan havayolu çalışanı bakımından Türk Borçlar Kanunu’nun fesih hakkının kötüye kullanılmasına bağladığı tazminat, fesih bildirim süresine ait ücretin üç katı tutarında önemli bir güvencedir.
İş Kanunu’na tabi olmayan uçucu personel de Türk Borçlar Kanunu uyarınca fazla çalışma ücretini normal ücretin en az yüzde elli fazlasıyla talep edebilir; uçuş kayıtları bu alacağın ispatında belirleyicidir.
Havayolu şirketlerinin pilotlara sağladığı eğitimlerin giderlerinin, belirli süre dolmadan işten ayrılması hâlinde iadesini öngören sözleşme hükümleri, ancak giderle orantılı ve çalışılan süreye göre indirimli olması hâlinde geçerli kabul edilmektedir.
Havayolu firmalarının sonradan ihdas ettiği dil sınavı ve yeterlilik kriterlerine dayanarak yaptığı fesihler, ölçütlerin nesnel, önceden bildirilmiş ve eşit biçimde uygulanmış olmasına bağlıdır.
Baskı ve yıldırma sonucu verilen istifa dilekçesi, gerçek iradeyi yansıtmıyorsa işveren feshi veya çalışanın haklı feshi olarak nitelendirilebilir; bu ayrım tazminat haklarının akıbetini tayin eder.
Çalışanın rızası bulunmadan uzun süreli ücretsiz izne çıkarılması, hizmet sözleşmesinin esaslı şekilde değiştirilmesi niteliğindedir ve şartları varsa çalışana haklı fesih imkânı tanır.
Havayolu firmalarında uzun süreli ücretsiz izin, keyfi uçuş planlaması ve istifaya zorlama gibi yıldırma uygulamaları psikolojik taciz teşkil edebilir; Türk Borçlar Kanunu işverene çalışanın kişiliğini koruma borcu yüklemektedir.
İş Kanunu’na tabi olmayan pilot ve kabin memurlarının işçilik alacaklarına ilişkin davaları kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür; görev meselesinin baştan doğru tayini zaman ve masraf kaybını önler.
Havayolu firmasıyla sendika arasında akdedilen toplu iş sözleşmesinde İş Kanunu’na yapılan atıf, kanunun kapsamı dışında kalan pilot ve kabin memurlarına iş güvencesi ve kıdem tazminatı gibi korumaların kapısını aralar.
Hava taşıma işleri 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı dışında bırakıldığından pilot ve kabin memurlarının hakları kural olarak Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesi hükümlerine göre tayin edilir; toplu iş sözleşmesindeki atıf ise bu tabloyu değiştirebilir.